MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde müşterek çocuklar için iştirak nafakası istenilmiş, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.Buna göre, nafakanın dava tarihinden geçerli olacak şekilde hükmedilmesi gerekirken geçerlilik tarihine kararda açıklık getirilmemesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır (HMK.nun 297/2 mad.).Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili davası niteliğinde olup, davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ifade eder (28.11.1956 gün, 15 E, 15 K. sayılı Y.İ.B. ilamı da aynı mahiyettedir.) Nafakanın geçerlilik tarihine ilişkin bir açıklık bulunmaması sebebiyle hükmün bozulması gerekir ise de, nafaka dava tarihinden itibaren geçerli olacağından, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyeceğinden hükmün bu şekilde düzeltilmesine (HMK.'nun 297/2.madde);Bu itibarla anılan yönü ihmal eden mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmü sonucu itibariyle doğru olduğundan, hükmün ONANMASINA, 15/10/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy