MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 11.500,00 TL'nin borçlusu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dava dilekçesinde; davalı ile boşandığını, müşterek 2 çocuklarının velayetlerinin davalı anneye verildiğini, her bir çocuk için aylık 175,00 TL iştirak nafakası ödemesine karar verildiğini, davalının hükmedilen nafakalarla ilgili olarak aleyhine icra takibi başlattığını ancak çocukların ihtiyaçlarını kendisinin karşılandığını iddia ederek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; mahkeme kararının icrası için davacı aleyhine icra takibi başlattığını, hesaplamayı İcra dairesinin yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece; davacının nafakanın kaldırılması veya tenfizi için Aile Mahkemesine dava açmakta muhtariyetine karar verilerek, davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.Dava; nafaka yükümlüsü tarafından açılan menfi tespit davasıdır.İİK’nın 72. maddesi uyarınca açılan menfi tespit davaları genel hükümlere tabidir. İcra İflas Kanununda göreve ilişkin özel bir hüküm öngörülmemiştir.Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama usulüne dair 4787 sayılı yasanın 4. maddesi uyarınca 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabı ile (3.kısım hariç) 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve uygulama şekli hakkındaki kanun kapsamındaki Aile Hukukundan doğan dava ve işler Aile Mahkemelerinde görülür.Somut olayda borç; Aile Hukukundan doğan nafaka yükümlülüğüne ilişkin olduğu için açılan menfi tespit davasına 4787 sayılı yasanın 4.maddesi gereğince Aile Mahkemesinde bakılması gerekmektedir.Mahkemece; açıklanan nedenlerle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken; usul ve yasaya aykırı olarak davanın reddi ile davacının nafakanın kaldırılması veya tenfizi için Aile Mahkemesinde dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy