MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, boşanma davası ile davacı kadın lehine hükmedilen aylık 400 TL yoksulluk nafakasının yetersiz kaldığı ileri sürülerek aylık 1500 TL'ye artırılması talep ve dava edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile;nafakanın artırılması için tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında denkleştirici adil dengeyi olağanüstü şekilde bozacak değişme ve gelişmelerin olmadığı,davalının sosyal ve ekonomik durumunun da iyi olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, dosyanın tetkikinde, davacının dava dilekçesinde delil bildirmediği, daha sonra 10/02/2012 hakim havale tarihli dilekçesi ile delil bildirdiği, davalı vekilinin süresi içinde bildirilmeyen delil listesine de muvafakatının olmadığını açıkca bildirdiği görüldüğünden,davanın subut bulmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.Mahkemenin gerekçesinde bahsi geçen davalı vekilinin 28.05.2012 tarihli duruşmadaki beyanında aynen ''...davacı delillerini dava dilekçesi tebliğine kadar mahkemeye sunması gerekirdi,süresinde delillerini sunmadığından tanıklarının dinlenilmesine muvafakatimiz yoktur...'' şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir.Somut olayda, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/259 E. sayılı boşanma dava dosyasının celp edildiği, kolluk marifetiyle tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırıldığı, davalının dava tarihinde çalışmakta olduğu Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü'nden maaş bordrosunun celp edilerek dosya arasına alındığı, davacının da davalının maaşı dışında bir gelirinin olduğunu iddia etmediği görülmektedir.O halde mahkemece, dosyada ki mevcut delil durumu değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, yukarıdaki gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.