Davacı ... ile davalı ... aralarındaki ecrimisil davasına dair ... 6.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14.10.2011 günlü ve 2010/524 E.-2011/350 K.sayılı hükmün Bozulması hakkında dairece verilen 15.05.2012 günlü ve 2012/6152 E.-2012/12192 K. sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davada, davacının murisi ... 'nın hissesi bulunan 9 parseldeki taşınmazın diğer hissedar davalı ... tarafından işgal edilmesi nedeniyle davacının 3/20 miras payına isabet eden yer için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL ecrimisilin tahsili talep edilmiştir.
Mahkemece; davacının murisi ... 'nın 9 parseldeki 3196/17608 payına isabet eden 1858 m² yerden daha fazla yerin (1892 m²) murisin diğer mirasçıları tarafından kullanıldığından ve davalı belediyenin hissesine isabet eden kısmı imar planına göre kullandığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 15.5.2012 tarih, 2012/6152 E.- 2012/12192 K.sayılı "Hissedar davacının taşınmazdaki hissesine karşılık ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğinden" bahisle bozma kararı verilmiş ve davalı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Dava konusu 9 parselin tapu kaydının incelenmesinde davacının murisi ... 'nın 3196/17608, davalı belediyenin ise 14412/17608 oranında paydaş oldukları ve davacının murisinin 13.07.1993 tarihinde vefatı ile eşi ... ve çocukları ... , ... , ... , ... (davacı) ve ... 'nın mirasçı olarak kaldığı, taşınmazın 3196/17608 hissesine iştirak halinde malik oldukları ve davacının 3/20 miras payına karşılık olarak ecrimisil talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.TMK.nun 995.maddesine göre, 08.03.1950 gün ve 22/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da kabul edildiği gibi, başkasının taşınmazını haksız olarak kullanmış olan kötüniyetli kimse, o taşınmazı haksız olarak elinde tutmasından doğan zararı ve elde ettiği veya etmeyi ihmal eylediği semereleri tazmin ile yükümlüdür.
TMK.'nun 640 ve 702.maddelerine göre, iştirak (elbirliği) halindeki mülkiyet kuralları gereğince miras ortaklığının tümüne ilişkin davaların bütün mirasçılar tarafından birlikte açılması veya davacı mirasçının kendi açtığı davaya tüm mirasçıların birlikte katılması gerekir. Bu durumda diğer mirasçıların davaya katılmasının (icazet verilmesinin) sağlanması veya terekeye temsilci tayin edilmesi gerekir.Ancak, davada davacının sadece kendi 3/20 miras payına karşılık ecrimisil talebinde bulunması nedeniyle iştirak halinde mülkiyette kendi payı ile ilgili tek başına tasarruf yetkisi bulunmadığı gibi, diğer mirasçıların paylarını da kapsamadığından diğer mirasçıların davaya katılması ya da terekeye temsilci atanması yoluyla davaya devam imkanı da bulunmamaktadır.
Davacının, HMK.nun 114/d maddesinde yer alan dava şartlarından sayılan aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın bu nedenle reddi gerekirken, mahkemece; davalının kendi payından fazla yerin kullanılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru değilse de HUMK.nun 436/4.maddesi (HMK.nun 370/4.maddesi) gereğince kararın (sonuç itibariyle doğru olup) gerekçe değiştirilerek onanması gerekir.
Bu nedenle, davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 15.05.2012 tarih, 2012/6152 E.-2012/12192 K.sayılı bozma kararının kaldırılarak ... 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/524 E.-2011/350 K.sayılı kararının gerekçe değiştirilerek ONANMASINA, 22,75 TL fazla alınan karar düzeltme harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy