MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira parasının asıl dava ile 01.01.2010 gününden başlayarak aylık 5500 TL karşılık dava ile de aylık 7514 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın reddi, karşılık davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı (karşılık davalı) davasında aylık kiranın 01.01.2010 tarihinden itibaren 5500 TL olarak tespitini istemiş, davalı (karşılık davacı ile ise) ise 01.01.2010 tarihinden itibaren aylık kiranın 7514 TL olarak tespitini istemiştir.Mahkemece, asıl davanın reddine, karşılık davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalı (karşılık davacı) hükmün verilmesinden sonra mahkemeye hitaben verdiği feragat dilekçesi ile, davadan ve talebinden feragat ettiğini bildirmiştir.HMK.nun 310 ve 311.maddesine göre davadan feragat kati bir hükmün sonuçlarını doğurur. Ancak, mahkemece bir karar verilip, davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında davadan feragat edildiğinden ve bu aşamada dahi feragat hakkında karar vermek yetkisi mahkemeye ait bulunduğundan vaki feragat hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.Diğer yandan, davacı (karşılık davalı) ise, bu feragat dilekçesi tarihinden itibaren 10 gün içinde temyiz dilekçesi ile vererek, hükmü katılma yolu ile temyiz etmiştir.Katılma yolu ile temyiz, hükmü süresinde temyiz etmeyen tarafın temyize cevap dilekçesinde temyiz isteğinde bulunmasıdır. Karşı taraf hükmü süresinde temyiz etmemiş olsa bile, temyiz dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren on gün içinde vereceği cevap dilekçesi ile hükme ilişkin temyiz itirazlarını bildirerek temyiz isteğinde de bulunabilir; yani hükmü temyiz edebilir. ( HUMK. m. 433,ıı c.2 ). Buna katılma yolu ile temyiz denir. Fakat katılma yolu ile temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlıdır. Asıl tarafın temyizi süresinde değil ise, ya da asıl tarafın temyiz ettiği karar temyizi kabil değil ise, karşı taraf katılma yolu ile hükmü temyiz edemez.Somut olayda, davacı (karşılık davalı) hükmü temyiz etmemiş, katılma yolu ile temyiz yoluna başvurmuştur. Ancak, ortada karşı tarafın (davalı-karşılık davacı) usulünce yapılmış bir temyizi olmayıp, davadan ve talepten feragat dilekçesi vermiş olup, bu feragatin de temyiz talebi olarak kabulü mümkün bulunmadığından, davacının (karşılık davalı) katılma yolu ile temyiz talebinde bulunması mümkün değildir. Bu itibarla katılma yolu ile temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy