MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 50.160 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece konusuz kalan davada karar tesisine yer olmadığı cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının malik olduğu taşınmazı, davalıların hiçbir akdi veya kanuni sebep olmadan ikametgah yapmak suretiyle işgal etmiş olmaları nedeniyle, 01.03.2001-31.03.2010 tarihleri arası biriken 50.160 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren kademeli işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalar vekili cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'ini ileri sürmüş, ayrıca talep edilen ecrimisil miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davalının cevap süresinin geçmesinden sonra ileri sürdüğü zamanaşımı def'ine karşı davacı vekilinin, zamanaşımı itirazının süresi içinde yapılmadığını beyan ettiği ancak ayrıca ve açıkça savunmanın genişletilmesine muvafakat etmiyoruz şeklinde bir beyanda bulunmadıklarının anlaşılması nedeniyle bilirkişi raporunun 5.bendinin b fıkrası uyarınca belirlenen işgal tazminatı olan 35.655 TL nazara alınarak bu miktarın davalılarca davacı kuruma ödendiği ve davanın konusuz kaldığı anlaşıldığı gerekçesiyle konusuz kalan davada karar tesisine yer olmadığına karar vermiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.Zamanaşımı, bir talep ve dava hakkının kanunda belirtilen süre içinde kullanılmaması halinde usul hukukunca öngörülen şekilde ileri sürülmek koşuluyla borçluya borcunu ödememe imkanı veren bir hukuki müessesedir. Zamanaşımı bir itiraz olmayıp, def'i olduğundan ileri sürülmedikçe hakim tarafından doğrudan doğruya (re'sen) gözönünde tutulamaz
Zamanaşımı savunması HUMK. belirtilen ilk itirazlardan değildir. Ancak, cevap süresi içinde verilecek cevap dilekçesi ile ileri sürülmesi gerekir. Zamanaşımı defi cevap dilekçesi ile süresinde ileri sürülmemişse, savunmanın genişletilmesi itirazı ile karşılaşır. Eğer davacı buna karşı koymaz ise süresinde savunmanın genişletilmesine zımni olarak onam vermiş sayılır.
Dava konusu olayda davalılara dava dilekçesi ekli davetiye 26.07.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, davalılar cevap süresi geçtikten sonra 02.12.2010 havale tarihli cevap dilekçeleri ile zamanaşımı def'inde bulunmuşlar, davacı da 28.06.2011 tarihinde verdiği dilekçe ile ''davalıların zamanaşımı itirazları yasal süresinde değildir'' şeklinde beyanda bulunarak buna karşı koymuştur. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında davalıların süresinde ileri sürmediği zamanaşımı define karşı davacının zamanında savunmanın genişletilmesine karşı koyduğu gözönüne alınarak, zamanaşımı def'ine itibar edilmemelidir.O halde mahkemece yapılacak iş, davacının ecrimisil talep ettiği tarih aralığında davalının yaptığı ödemeler de değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar vermek olmalıdır. Tüm bu hususlara dikkat edilmeden yukarıdaki gerekçeyle davanın konusuz kaldığına karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy