MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı dilekçesinde; davalı ile 1994 yılından beri evli olduklarını,17 ve 7 yaşında iki çocukları olduğunu, davalının evlilik birliğinden doğan görevlerini yerine getirmediğini, müşterek haneyi hiçbir geçerli neden olmaksızın terkettiğini, kendilerine hiçbir maddi katkıda bulunmadığını belirterek kendisi için aylık 300 TL çocukları için ayrı ayrı 200 TL olmak üzere toplam 700 TL tedbir nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece; davalının kusurlu davranışları ile müşterek hayata son verdiği, evi terk ettiği,davacının ayrı yaşamada haklı olduğu sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile davacı için aylık 100,00 TL müşterek çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 100,00'er TL tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.Dosyada davalı ve davacı hakkında yapılan ekonomik sosyal durum araştırmasında; davalının ... otelde teknik personel olarak çalıştığı,aylık 1200 TL geliri olduğu, 370 TL karşılığında kirada oturduğunun tespit edildiği, davacının ise ev hanımı olduğu, yaz döneminde 6 aylığına otellerde aylık 600-700 TL arasında geliri olduğu, eşine ait evde kira ödemeden oturduğu, müşterek çocukların davacı yanında kaldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.TMK.nun 197. maddesi uyarınca, ayrı yaşamda haklı olan eş diğerinden tedbir nafakası talebinde bulunabilir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği karı-koca birliğin giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK.md.186/son).
Nafaka takdirinde, tarafların ekonomik durumları tam ve sağlıklı araştırılıp, gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumlarına ve TMK 4.md. vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir miktar nafakaya hükmedilmelidir.Davalının çalıştığı belirtilen işyerinden ne kadar gelir elde ettiği hususunda mahkemece yeterli bir araştırma yapılmamıştır.Buna göre mahkemece; tarafların ekonomik ve sosyal durumları tam ve sağlıklı olarak saptandıktan ve özellikle davalının gelirinin tam ve sağlıklı olarak saptanmasından sonra, davacı tarafın geçimi için gerekli olan ve davalının geliri ile orantılı olacak şekilde T.M.K.nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun nafakaya hükmedilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy