MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 40.000 TL maddi, 40.000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile; taraflar arasındaki nişanın haksız ve kötüniyetli olarak bozulması nedeniyle 40.000 TL maddi, 40.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece; taraflar arasındaki nişan akdinin kurulduğunun ispat edilememiş olması gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Somut olayda; davacı, davalı ile aralarındaki nişanın bozulması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkeme kararında da belirtildiği üzere taraflardan davalının nişan tarihinde ve eldeki dava tarihinde halen bir başkası ile resmen evli olduğu, dosya kapsamından anlaşılmaktadır.O halde, taraflar arasında yapılan nişan mutlak butlanla batıl olup, hukuken tarafları bağlayıcı bir sonuç doğurmaz.Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4.maddesi uyarınca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 2.kitabı ile (3 kısım hariç) 4722 sayılı Türk Medeni Kanunun Yürürlüğü ve Uygulanış Şekli Hakkında Kanun kapsamındaki Aile Hukukundan doğan dava ve işler aile mahkemesinde görülür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Aile Hukukundan doğmamaktadır. Haksız fiil olarak nitelendirilip buna göre çözümlenmesi gerekir.Bu durumda, davanın dayanağı haksız fiil olduğundan; uyuşmazlığa genel mahkemede (Asliye Hukuk Mahkemesinde) bakılması gerekmektedir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, res'en, gözetilmelidir.O halde, mahkemec; davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, görev hususu düşünülmeksizin Aile Mahkemesi sıfatıyla yazılı şekilde davanın esası hakkında hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.