MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6.000 TL maddi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 5.000 TL'lik bölümün kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; müvekkiline ait dairenin ve eşyaların, üst katta bulunan davalıya ait bağımsız bölümden su sızması nedeniyle zarar gördüğünü ileri sürerek, 6.000 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.Mahkemece; tespit dosyası kapsamından, davalının açık kalan musluğundan davacıya ait daireye su sızdığı, bu şekilde davacıya ait dairede 5.000 TL tutarında zararın oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.Hükme esas alınan bilirkişi raporu, davadan önce yerinde yapılan tespit sonucu düzenlenmiş olup anılan raporda; davalıya ait üst kattaki bağımsız bölümde açık kalmış bir musluktan akan suyun, davacıya ait zemin kattaki bağımsız bölüme sızması sonucunda, tavan ve duvarların zarar gördüğünü belirtilmiştir.Ancak; bu bilirkişi raporu sadece meydana gelen zararın miktarı bakımından yeterlidir. Zira, tespit zaptından sadece davacıya ait bağımsız bölümün tespit heyeti ve bilirkişi tarafından incelendiği, diğer bir anlatımla davalıya ait olduğu ileri sürülen bağımsız bölümün incelenmediği, buna bağlı olarak raporun bilirkişi tarafından varsayıma dayalı olarak hazırlandığı anlaşılmaktadır.Bundan ayrı; cevap vermeyerek davayı inkâr etmiş sayılan davalının, üst kattaki bağımsız bölümün maliki olduğu tapu kayıtları ile binanın mimari projesi getirtilerek belirlenmemiş, sadece davacı tarafın iddiaları ile yetinilerek hüküm tesis edilmiştir. Buna göre mahkemece; davacıya ait bağımsız bölüm ile davalıya ait olduğu ileri sürülen üst kattaki bağımsız bölümün tapu kayıtları ile binanın onaylı mimari projesi ilgili kuruluşlardan getirtilmeli, sonrasında uzman bilirkişi kurulu aracılığı ile mahallinde keşif yapılarak zarara neden olay ve failinin kim olduğu hususunda denetime elverişli rapor aldırılmalı ve ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; yetersiz bilirkişi raporu ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy