MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 5500 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile; davalının, ... plakalı aracı, noter satışıyla 37000 TL bedelle 29.01.2007 tarihinde davacı müvekkiline sattığını, müvekkilinin de 02.07.2007 tarihinde aracı 3.kişiye sattığını; ancak, 3.kişinin dava konusu aracın daha önce büyük bir kaza geçirerek kullanılmaz hale geldiği ve bu haliyle aracın kaskosunu yapan sigorta tarafından pert’e ayrıldığını, aracın pert’e ayrıldıktan sonra dışarıda toplama suretiyle yapılıp davacıya satıldığını öğrendiğini; bu nedenle, aracın satış değerinden 5500 TL’yi geri iade aldığını; davalının, aracın gerçek durumunu müvekkilinden gizleyerek zarara uğrattığını ileri sürerek; 5500 TL’nin 27.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.Mahkemece; açılan davanın, “gizli ayıp sebebiyle uğranılan zararın tazmini davası” olduğu, bilirkişi raporuna göre aracın satış tarihindeki değerinin davalı tarafından kabul edilen satış bedelinden 4000 TL daha aşağıda olması gerektiğinden bahisle, davanın kısmen kabulü ile 4000 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Yargılama sırasında, davalı vekili; 27.10.2011 havale tarihli dilekçesi ile, vekillikten çekildiğini, dilekçenin ekteki pul ile davalıya tebliğini talep etmiş, bu beyanını 27.10.2011 tarihli duruşmada da tekrarlamıştır. Mahkemece, taleple ilgili olumlu-olumsuz bir karar verilmeden, yargılamaya son verilerek hüküm oluşturulmuştur.
HMK.nun 81.maddesine göre; “Vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu kanundaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur.”Aynı yasanın 82.maddesine göre de; “İstifa eden vekilin vekalet görevi, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder.Vekilin istifa etmiş olması halinde, vekalet veren davayı takip etmez ve başka bir vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu halinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.
Yukarıdaki fıkralarda yer alan hususlar, istifa eden vekilin istifa dilekçesi ile birlikte vekalet verene ihtaren bildirilir.” Mahkemece, yukarıdaki emredici hükümler uyarınca, vekillikten çekilen vekilin dilekçesinin davalı asile tebliği gerekirken, bir işlem yapılmaksızın dava sonlandırılarak, davalının savunma hakkının kısıtlanması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy