MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 15.000,00 TL alacak için itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; taraflar arasında düzenlenen 01.04.2001 tarihli anlaşma tutanağı doğrultusunda davalıya ait taşınmazın müvekkiline satılmasına rağmen tapu devrinin gerçekleştirilmediğini, müvekkili tarafından taşınmaz bedeli olarak ödenen paranın tahsili yönünde ...14. İcra Müdürlüğünün 2009/8831 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek davalının icra dosyasına bildirdiği itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 40 oranında icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; müvekkili tarafından sürücü kursuna boş olarak verilen kağıdın sonradan doldurulmak suretiyle davaya konu edildiğini, tutanak tarihi itibarı ile müvekkilinin müdürlük görevi bulunmadığını, müvekkili ile sürücü kursu arasında husumet oluşması nedeni ile kursta bulunan boş kağıdın bu şekilde doldurulduğunu ve tutanak tarihinde müvekkiline ait herhangi bir tapulu taşınmazda bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davaya konu alacağın ispatında kullanılan 01.04.2001 tarihli “Tutanaktır” başlıklı belgenin aslı Mahkeme kasasından alınarak dosyaya konulmadığından incelenememiş ise de dosya da mevcut fotokopi üzerinde gözle yapılan kontrolde; mülkiyeti davalıya ait olduğu bildirilen taşınmazın 15.000,00 TL. bedel mukabili davacıya satıldığının ve tapusunun beş gün içerisinde verileceğinin taahhüt edildiği, ancak altının ... sıfatıyla imzalandığı, davacı ve tanık imzalarının davalı imzasına göre daha yukarıda olduğu, belge bütününün aynı tarihte düzenlenmediği izleninimi uyandırdığı anlaşılmaktadır. O nedenle belge aslının Adli tıp kurumuna gönderilerek davalının dersaneye verdiği boş belgenin doldurulduğu savunması araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.Ayrıca, davalının o tarihte henüz davacının kardeşine ait dersanede müdür sıfatıya göreve başlamadığı ispat edilmiş, tutanak tanığı ... satım bedelinin elden nakit verildiğini bildirdiği halde, tanık ... ortaklıktan ayrılma karşlığı evini vermeyi taahhüt ettiğini beyan ettiği halde, tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmemiştir.
Bunların dışında, böyle bir taşınmazın da mevcut olmadığı savunmasının ispatı halinde sahte belge düzenlendiği savı güçlenecek iken, davacıdan davaya konu taşınmazın tapu kayıt bilgileri sorularak tutanak tarihinde kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise kim adına hangi tarihte kayıt edildiği soruşturulmadan, Anayasa ile güvence altına alınan savunma hakkının “tutanak tarihinde davalı adına kayıtlı taşınmaz bulunmayışının davalının sözleşme ile yüklendiği sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı, böyle bir taşınmaz bulunmadığı takdirde almış olduğu bedelin davacıya iadesinin gerektiği” gerekçesiyle incelemesiz bırakılması da doğru değildir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,15/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy