MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili özetle; ortak çocukları ... ve ...'ın velayetinin davalıda iken ... 2.Aile Mahkemesinin 2008/1213 esas 2010/420 karar sayılı ilamı ile davacı anneye verildiği, 300,00 TL iştirak nafakasına hükmedilmiş ise de; gerekçeli kararda yer almadığından tahsil edilemediği belirterek, küçükler için 1.500,00'er TL iştirak nafakası ile gelecek yıllarda nafakanın TEFE oranına göre artırılmasına karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.Davalı ise; büyük oğlu ...'ın sürekli kendi yanında kaldığı, zaman zaman annesinin yanına gittiği, küçük ...'ın ise sürekli annesi yanında kaldığı, bu nedenle birer çocuğa baktıklarından nafaka ödemediğini belirtmiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacı yanında kalan küçük ... için aylık 750,00 TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ilerleyen yıllarda TÜİK tarafından yayımlanan TEFE oranında artırılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, davada tarafların birer çocuğa baktığı, karşılıklı nafaka ödemedikleri, velayet davalı da iken davacının her bir çocuk için 150,00 TL nafaka ödediği, her iki tarafta doktor olup, davalının aylık geliri davacıdan fazla ise de yükümlülükleri de daha fazla olup, davacının mal varlığının davalıdan fazla olduğu saptanmıştır.Gerçekleşen bu sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve özellikle tarafların birer çocuğa baktığı nazara alındığında takdir edilen miktarlar çok olup, TMK’nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.