MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira parasının 11/02/2011 gününden başlayarak aylık 400 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde, dava konusu taşınmazın davacı tarafından 2006 yılında satın alındığı, davalı ile aralarında yazılı bir kira sözleşmesinin bulunmadığı, davalının davacıya bu zamana kadar kira ödemediği belirtilerek, taşınmazın 11.02.2011 dönemine ait kira parasının aylık 400 TL olarak tespit edilmesi talep edilmiştir.Davalı vekili cevabında; eski malik ile aralarında 01.01.1988 tarihli kira sözleşmesinin bulunduğunu, talep edilen kira miktarının yüksek olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazın dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık kira bedelinin 150TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Y.İ.B.K. ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre “hak ve nesafet” ilkesi uyarınca hakim bu sınırlamayı yaparken, öncelikle tarafların tüm delilleri varsa emsal kira sözleşmeleri aslı veya onaylı örnekleri dosyaya alınmalı, bilirkişi marifetiyle kiralanan taşınmaz ve taraf emsalleri tek tek görülüp incelenmeli, resen de emsal araştırılmalı böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak, dava konusu yer ile ayrı ayrı (konumu, çevresi, niteliği, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi, kira süreleri vb.) kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası belirlenmeli, hakimce bu kira parası dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafete; özellikle tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira parasına hükmedilmelidir.Hükme esas alınan inşaat bilirkişi ve emlakçı bilirkişi heyeti raporunda; dava dosyasında bulunan emsaller, piyasa rayiç bedelleri, taşınmazın hali hazır durumu, tanıkların ifadesi, mevkisi itibari ile yapılan değerlendirme sonucunda taşınmazın aylık kira bedeli 150TL olarak değerlendirildiği belirtilmiştir. Bu haliyle soyut ve genel ifadelere dayalı bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.Mahkemece, yukarıda Y.İ.B.K.'ında açıklanan yönleri içermeyen genel ifadeli bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya, aykırı olup, bozma nedenidir.Davalı tarafın eski malik ile aralarında yaptıklarını iddia ettiği kira sözleşmesini sunması için davalıya ihtarda bulunulmalı, sunulduğu takdirde hükmedilecek kira parasının geçerli olacağı tarihe ilişkin bu sözleşme esas alınarak dava konusu yerin yukarıda açıklandığı üzere serbest koşullarda getirebileceği kira parası usulünce saptandıktan sonra, bu kira parası dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafet kurallarına göre hakimce bir kira parası takdir edilmelidir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy