MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 9.850.40 TL'nin tahsili için girişilen takibe yapılan itirazın iptali ve %40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı tarafından davalıya ait araca yapılan bakım, onarım ve tamir işlemleri ile ilgili olarak tanzim edilen faturanın ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibine girişildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; davalının takip dosyasına yaptığı itirazın yerinde olmadığından davanın kabulü ile davalının takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Yargılamanın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp yargılamanın bir an evvel sonuçlandırılabilmesi için öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Bu da çıkarılacak davetiyenin Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine uygun olarak tebliği ile mümkündür.Tebligat Kanununun 35. maddesine göre; Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.
Somut olayda; dava dilekçesi ekli davetiyenin tebliği için davalıya çıkartılan tebligat, adresinden ayrıldığı ve yeni adresinin tesbit edilemediği belirtilerek bila tebliğ iade edilmiş, bunun üzerine davalının adres kayıt sisteminde yerleşim yerinin bulunup bulunmadığı araştırılmadan, eski adresine Tebligat Kanununun 35.maddesi gereğince tebligat yapılmıştır.
Ancak gerekçeli kararın, davalının adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine tebliğ edilmiş olmasına göre, dava dilekçesinin tebliğinde de aynı araştırmanın yapılarak tespit edilen adrese tebligat yapılmak suretiyle aleyhine dava açılan davalının usulüne uygun şekilde duruşma gün ve saatinden haberdar edilmesi gerekirken, yokluğunda yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy