MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların boşandıkları dönemde davalı kadının ev hanımı olması nedeniyle davalı lehine 300 TL yoksulluk nafakası bağlandığını, davalının sonradan işe girdiğini, yoksulluğunun kalmadığını belirterek, yoksulluk nafakasının kaldırılmasını, olmadığında indirilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davalının asgari ücretli işe girdiğini, yoksulluğunun kalkmadığını beyan etmiştir.Mahkemece; davalının asgari ücretli işe girmesi ve her iki tarafın ekonomik durumunun benzer düzeyde olması nedeniyle davanın kabulü ile 300 TL yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında görülen boşanma davası sonucunda davalı kadın lehine 300 TL yoksulluk nafakasına karar verildiği, hükmün temyiz edilmeden 12.03.2012 tarihinde kesinleştiği, SGK yazısından davalının 28.11.2011 tarihinde işe başladığı ve bu davanın 03.04.2012 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.TMK.nun 176/5.maddesine göre; “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyeti gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.”Davada, davalı kadının işe girmesi nedeniyle yoksulluk nafakasının kaldırılması veya indirilmesi talep edilmektedir.Sosyal ve ekonomik durum araştırması sonucunda davacının inşaat şirketinde asgari ücretle çalıştığı, aylık 700 TL aldığı, davalı kadının ise dershanede sekreter olarak çalıştığı ve ayda 700 TL aldığı açıklanmıştır.HGK.nun 07.10.1998 tarih, 656-688 sayılı kararında “…yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edilmesi” gerektiği vurgulanmıştır. Yine asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması yoksulluk nafakası bağlanmasına engel olmadığı belirtilmiştir.Bu durumda, davalı kadının aldığı maaş ile birlikte yoksulluk nafakası toplamının dava tarihi itibariyle ekonomik şartlara göre onu yoksulluktan kurtaracak düzeyde olmadığı sabittir. Ancak, davacının gelir durumu dikkate alındığında ve davalının devamlılığı belli olmayan bir işten asgari ücret alması ödenecek yoksulluk nafakasının miktarının tayininde etkisi olmalıdır.
Mahkemece, yoksulluk nafakasından TMK.nun 4.maddesi gereğince bir miktar indirim yapılması gerekirken, tamamen kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy