MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde, vasiyetname yolu ile muris tarafından kendisine mal vasiyetinde bulunulduğunu beyan ederek, vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın hüküm fıkrasında, sadece vasiyetnamenin tenfizine karar verildiği belirtilmekle yetinilmiştir. HMK’nun 297.maddesinin 2 nolu fıkrasında “Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hususu düzenlenmiştir.
Bu madde hükmü dikkate alındığında, mahkemece verilen karar, infazı kabil nitelikte bulunmamaktadır.Muris tarafından düzenlenen 15.10.2001 tarihli vasiyetnamede, ... İlçesi, ... mahallesi 53 ada, 3 parselde kayıtlı, bahçeli kargir ev vasfındaki murisin 1/2 hissesinin bulunduğu taşınmaz üzerindeki 3 katlı binanın zemin katının, davacı eşi Hacceyhanım’a vasiyet edildiği, vasiyetnamenin açılıp okunduğu ve kesinleştiği, yasal süre içerisinde de vasiyetnamenin iptali davasının açılmadığı anlaşılmıştır.Gelen tapu kaydına göre de, dava konusu 16 parselin tapuda bahçeli kargir ev olarak geçtiği, bu taşınmazda murisin ½ oranında hissesinin bulunduğu, taşınmaz üzerindeki 3 katlı binada (zemin katı vasiyetnameye konu edilen) kat mülkiyeti ya da irtifakının kurulmadığı görülmüştür.Kat Mülkiyeti Kanununda kat mülkiyetine elverişli bir yapı yapılması halinde kat mülkiyeti kurulmasının dava yolu ile istenmesine engel bir hüküm yoktur.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; dava konusu taşınmazın üzerinde yapılan yapıya ait tasdikli inşaat projesini belediyeden getirtip, yapının projeye uygun olup olmadığını mahallinde yapılacak keşif ve alınacak bilirkişi raporu ile belirlemek olmaktır.
Bilirkişi raporu ile yapının projeye uygun yapıldığı anlaşılırsa o takdirde, kat mülkiyeti kurulmasına elverişli bir yapı olup olmadığı yönünde araştırma yapılarak bağımsız bölümlerin arsa payları ile ilgili açıklayıcı rapor alınması gerekir. Aksi halde yani yapının projeye uygun yapılmadığı anlaşılırsa o takdirde projenin veya yapının ıslahının mümkün olup olmadığını araştırarak bu konuda ıslah ve kat mülkiyeti kurulması için gerekli belgeleri düzenleyip ibraz etmek üzere davacıya yetki ve mehil verilmelidir. Davacı tarafından, ibraz olunan belgelere davalıların bir itirazı olduğu takdirde bunları objektif kurallar çerçevesinde inceleyip, düzeltmelidir.Bundan sonra, mahkemece; taşınmaz mal üzerinde kat mülkiyeti kurulmak suretiyle vasiyete konu bağımsız bölümün, davacı adına tesciline, objektif imkansızlık varsa o takdirde talebin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy