MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira parasının 01.04.2010 gününden başlayarak yıllık 37.500 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, 1.4.2010 gününden itibaren, yıllık kiranın 37.500 TL. olarak tespitine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Mahkemece, davalı kiracının halen 15.625 TL. ödediği, ödenen bu kiranın da, endekse göre bulunan kira bedelinden (11314 TL.) fazla olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince temyizi üzerine, Dairemizin, 09.05.2011 tarih ve 4735 E.- 8013 K.sayılı ilamı ile; “Somut olayda, eski kiracı olan davalı ile 01.04.2007 tarihinde kira akdi yenilenmiştir. Bu durumda, taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin eski sözleşmenin devamı mahiyetinde bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir. Hükme esas alınan kira sözleşmesinin yeni bir sözleşme olarak kabul edilebilmesi ve dava edilen dönemin kira parasının da endeks ilkesine göre belirlenebilmesi için ikinci kira sözleşmesinde belirlenen aylık kira parasının o dönemin olağan rayicine uygun olduğunun bilirkişi heyetince araştırılıp saptanması gerekir. Mahkemece, böyle bir belirleme yapılmadan hüküm kurulmuştur.O halde mahkemece, 01.04.2007 tarihli sözleşmedeki yıllık kira parasının (7.500,00 TL) o dönemin rayicine uygun olup olmadığı araştırılmak, olağan rayice uygun olduğu saptanırsa; sözleşmenin yenilendiği ve yeni bir sözleşme olduğunun kabulü ile sözleşmenin kuruluşundan itibaren üç yıl geçmediğinden endeks ilkesi gereği kira parasının saptanmasına (kiracı tarafından ödenen miktardan az olması halinde ödenen miktarın esas alınmasına); aksi takdirde eski kiracılık nazara alınarak, 18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'na göre yeni dönem kira parası hak ve nesafet ilkesine göre belirlenmelidir.Kabule göre de, taraflar arasında kira parasının miktarına ilişkin olarak bir uyuşmazlık bulunup mahkemeye müracaat edildiğine ve kira parasının dava yoluyla tespiti istenildiğine göre; davalı taraf artırılması istenilen veya karar verilecek miktarı ödemeye başlasa bile dava reddedilmeyip bu miktar hüküm altına alınarak bir tespit kararı verilmelidir. Davalının tespit edilecek miktarı kabul ederek ödeme yapması dava açılmasına sebep olup olmaması ve yargılama giderlerinden sorumluluğu (HUMK.md.94) yönünden etkilidir. Yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir “gerekçesiyle” mahkeme kararı bozulmuş, mahkemece; bozmaya uyularak, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, yıllık kiranın 15.625 TL. (Kiracının halen ödediği kira bedeli) olarak tespitine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili süresinde temyiz etmektedir.Mahkemece, bozmaya uyulmakla birlikte, bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılmamış, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Oysa, bozma ilamında da belirtildiği üzere, mahkemece, eski kiracı olan davalı ile davacı arasında yapılan 01.04.2007 tarihli kira sözleşmesi ile akdin yenilendiği kabul edilerek, bu sözleşmede kararlaştırılan kira bedelinin olağan rayice uygun olup olmadığının bilirkişi heyeti tarafından araştırılıp saptanarak, olağan rayice uygun ise, bu sözleşmenin yeni bir sözleşme olduğu kabul edilerek, sözleşmenin kuruluşundan itibaren üç yıl geçmediğinden endeks ilkesi gereği kira parasının saptanması, (kiracı tarafından ödenen miktardan az olması halinde ödenen miktarın esas alınmasına); aksi takdirde eski kiracılık nazara alınarak, 18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'na göre yeni dönem kira parası hak ve nesafet ilkesine göre belirlenmesi gerekmektedir.Bozmaya uyulmakla birlikte, bozma gereğinin yerine getirilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy