MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, 2006 yılında 250,00 TL olan yoksulluk nafakasının artırılarak 2000,00 TL olarak belirlenmesi istenilmiştir.Mahkemece, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanununun 120. maddesi uyarınca belirlenen gider avansını yatırması için iki haftalık süre verildiği ve ihtar yapıldığı halde belirlenen kesin sürede yatırılmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin HMK’nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.Hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununu’nun harç ve avansın ödenmesini düzenleyen 120. maddesi; “davacı yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının anlaşılması halinde mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir” düzenlemesi bulunmaktadır. Yine, aynı yasa 115. maddesinde ise, dava şartı noksanlığının tespiti halinde “davanın usulden reddine” karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda, eksik gider avansının yatırılması hususunda davacıya iki haftalık kesin süre verilmiş ise de gider avansına nelerin dahil olduğu başka bir ifade ile bozma ilamı gereğinin yerine getirilmesi için gereken ve delil ikamesine yönelik gider (HMK. 324) veya resen yapılması gereken işlemler gideri (HMK 325) olup olmadığı denetlenememektedir.
O halde mahkemece, dava şartı olarak öngörülen müessesenin davanın reddine yol açması nedeniyle verilen ara kararında, gider avansı ile delillerin ikamesine yönelik avans ayrılmalı, gider avansının nelerden ibaret olduğu net olarak belirlenmeli ve tarafa da hem gider avansı hem de delil ikamesi avansının hukuki sonuçları konusunda ayrı ayrı uyarı yapılmalıdır.Mahkemece, yukarıda açıklanan yasal düzenleme gereğince yazılı şekilde uygulama yapılmadan soyut kesin süre verilerek dava şartı noksanlığından davanın reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.