MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 10.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili dilekçesi ile; müvekkilleri ile davalıların, ... Tapusunun, 69 Pafta, 446 Ada, 2 Parsel sırasında kayıtlı gayrimenkulün 4206/ 124416 hissesine müştereken malik olduklarını; tarafların müşterek malik oldukları arsanın hisselerine düşen kısmı üzerinde, tarafların miras bırakanları tarafından inşa edilmiş iki ayrı bina bulunduğunu; bu binalardan birinde davalı ... 'in, diğerinde davalı ...'nun uzun yıllardır ikamet ettiğini; müvekkilinin hissesine düşen kira bedelini vermediklerini iddia ederek; dava tarihine kadar 5 yıl için müvekkillerinin hissesine düşen, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere, 10.000 TL ecrimisilin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı... vekili; murisle oturan müvekkiline, vefattan sonra çıkın veya kira ödeyin denmediğini, rızaya dayalı oturduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece " dava konusu taşınmazların murislerinden kaldığı, davacılar tarafından davalıların intifadan men edilmedikleri, bu nedenle, ecrimisil talebinin yersiz olduğu gerekçesiyle," davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, Ecrimisile konu taşınmazda taraflar paydaştır. Paydaşlar (kural olarak) intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. Ne var ki, bu kuralın bir takım istisnaları da vardır. Ecrimisil istenen taşınmazın (Bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yerlerden olması veya (kiraya verilerek gelir elde edilen) hukuksal semere elde edilen bir yer olması durumunda ya da paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddia ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi durumunda intifadan men olgusu aranmaz. Bunlardan başka, taraflar arasında, dava konusu taşınmazla ilgili el atmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi ve redle sonuçlanan ecrimisil davalarının bulunması ve benzeri davaların bulunması durumunda da intifadan men şartı gerçekleşmiş kabul edilir.Somut olayda, taraflar arasında taşınmazla ilgili izale-i şuyu davasının 26.03.2010 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, bu tarihten itibaren intifadan menle ilgili ihtara gerek bulunmamaktadır. Mahkemece, açıklanan hususta yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde, davanın tümden reddine ilişkin hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy