(4046 S. K. m. 19)
Dava: Dava dilekçesinde davalının müdahalesinin önlenmesi, kal ve 350,000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın ecrimisil yönünden kısmen kabulü, diğer talepler konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığı cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde; davacıya ait Üsküdar Altunizade Mah. 1164 Ada. ... Parseldeki 1187 m2,lik taşınmazın, davalı kurumca işgal edilerek üzerine trafo binası ve idari bina yapıldığını, ihtarname gönderdikleri halde sonuç almadıklarını belirterek davalının müdahalesinin önlenmesi, taşınmazların kal'ine karar verilmesi ve 5 yıllık ecrimisil bedeli olan 350.000 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı ayedaş vekili cevabında, derdestlik itirazında bulunmuş ayrıca kamulaştırma bedelinin tespiti için dava açıldığını gerekirse bekletici mesele yapılmasını, davanın 4046 Sayılı Kanunun 19/B maddesi (d) bendine göre ecrimisil talep edilemeyeceğinden, ayrıca Danıştay 1 Dairenin kararı ve ... arsa üzerinde bulunan ve İETT'ce 99 yıl süreyle kiralanan arsa üzerindeki trafo tesis ve 4 adet lojmanın Türkiye Elektrik Kurumuna devrine... dair devir kurulunun 17.5.1983 tarih ve 33 Sayılı kararı uyarınca da davanın reddi gerektiğini, davalının kötüniyetli olmadığını, talebin fahiş ve yersiz olduğunu savunmuştur.
Mahkemece; müdahalenin önlenmesi ve kal talebi (Kamulaştırma bedelinin tespit ve tesciline dair davanın kabul edilerek, davaya konu 96 Parselde kayıtlı taşınmazın 1187 m2,sinin tapusu iptal edilerek ayedaş tarafından kullanılmak üzere tedaş adına tapuya tesciline, kamulaştırma bedelinin 2.374.000 TL olarak tespitine karar verildiğinden) konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına, 100.853,52 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, tarafların vekilleri temyiz etmektedir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davalı vekili cevabında ve yargılama aşamasında; davaya konu taşınmaza dair 1978 tarihli kira sözleşmesi ödeme bordrosuyla kiralanan kısmın tek Genel Müdürlüğüne bedelsiz tahsisine dair davacı kurumun oluru gereğince kiracı olduklarından bahisle ve ayrıca yukarda belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca ecrimisil istemeyeceğini ileri sürmüştür.
Mahkemece, davaya konu taşınmaza dair kira sözleşmesi ve bedelsiz devre dair tüm davalı delilleri dosyaya getirtilerek, davaya konu taşınmazın 935 m2lik kısmının devrinin geçerli olup olmadığı incelenmeli (gerekirse bilirkişi incelemesi yapılarak) geçerli kabul edilirse 935 m2 dışında kalan kısım için aksi takdirde tüm taşınmaza dair (davalı savunmasında yasal düzenlemeler de dikkate alınmak suretiyle) inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu nedenle, belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy