MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 9.000.00 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü-kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının davacıya hakaret ve tehdit etmek suretiyle kişilik haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.03.2010 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı taraftan tahsilini istemiştir.Davalı, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davacının davasının 500,00 TL'lik kısmının kabulüne karar verilerek 60,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesi yönünde hüküm tesis edilmiş, mahkeme hükmü davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden davacı vekilince temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delilerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12. maddesinin son cümlesinin yürütmesinin durdurulmasına 30.06.2011 tarihinde karar verdiğini, yürütmesi durdurulan hükmün "Belirlenen bu ücret tarifenin ikinci kısmınının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz" şeklinde olduğunu, hükmedilecek nisbi vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinin altında kalması durumunda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin asıl alacak miktarı olan 500,00 TL olması gerektiğini beyan etmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 30.06.2011 tarih ve 2011/321 sayılı kararında; ülkenin ekonomik ve sosyal durumu, avukatların davanın görümü sırasında harcadığı çaba, gayret ve emeğinin karşılığı, uyuşmazlığa konu alacağın değeri, taraflara ölçüsüz bir yükümlülük getirilmemesi ve çeşitli sözleşmeler yoluyla avukatlık mesleğinin zarar görmesinin engellenmesi hususları dikkate alındığında, konusu para ile değerlendirilen davalarda hükmedilecek nispî avukatlık ücretinin Tarifeye göre belirlenen maktu avukatlık ücretinin altında kalması durumunda, hükmedilecek maktu vekâlet ücretine de asıl alacağı geçmeyeceği yönünde bir sınırlandırma getirilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden, asıl alacak tutarından fazla maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi sonucunu doğuracak şekilde asgari sınır getirilmesine yönelik dava konusu tarife kuralının tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenecek nispî avukatlık ücretinin, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten (maktu avukatlık ücreti) az olamayacağına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmaması nedeniyle bahsi geçen maddenin "Belirlenen bu ücret Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz." kısmının yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bahsi geçen kararda; hükmedilecek nisbi vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen maktu avukatlık ücretinin altında kalması durumunda, hükmedilecek vekâlet ücretinin asıl alacağı geçemeyeceği yönünde bir sınırlandırma getirilmiştir. Kararda hükmedilecek vekalet ücretinin üst sınırına işaret edilmiştir.
Mahkemece 500,00 TL asıl alacağa hükmedildiğine göre; davacı lehine asıl alacak kadar ancak tarife hükümlerine göre maktu ücreti geçmeyecek şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken; tarife hükümleri uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanmak suretiyle bulunan 60,00 TL vekalet ücreti hükmedilmesi doğru değil ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde yer alan "60,00" rakamının hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "500,00" rakamının eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 2.75 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 12.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.