(6100 S. K. m. 225)
Dava: Dava dilekçesinde fazlaya dair hak saklı kalmak üzere 6.000 usd karşılığı 9.300 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde: ortağı bulundukları ...Limited şirketi tarafından işletilen kafeteryanın yenilenmesi ve atılım yapabilmesi amacıyla ortak arayan davalıların, yaptıkları görüşmeler sonucunda müvekkilini işletmeye %50 ortak etmeyi kabul ettiklerini, bu sebeple müvekkilinin kafeteryanın tadilat ve dekorasyonu, çalışanların maaşlarının ödenmesi ve ayrıca davalı Z. N.'e verdiği 70.000 usd olmak üzere toplam 205.000 usd ödemede bulunduğunu, ancak hisse devrini çeşitli bahanelerle erteleyen davalıların bir süre sonra kafeteryanın işletmesini devretmek suretiyle müvekkilini aldattıklarını ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.000 usd karşılığı 9.300.TL'nin avans faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıyla müvekkilleri arasında bir ortaklık anlaşması imzalanmadığı gibi dava dilekçesinde ileri sürülen ödemelerin müvekkilleri tarafından alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının, dava dışı şirkete ortak yapılacağı vaadiyle yapmış olduğu harcamaların tahsilini talep ettiği, davacı tarafça dosyaya sunulan gazete haberlerine göre; taraflar arasında bir adi ortaklık ilişkisi bulunduğu söylenebilirse de, bu ilişki uyarınca davacının alacaklı olduğunu kabul edilebilmesi için adi ortaklık ilişkisinin içeriğinin veya bu ortaklık ilişkisi sebebiyle yapılan harcamaların kesin yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiği, bu sebeple ispat yükü ve külfeti üzerinde olan davacının iddiasını kanıtlamak adına herhangi bir yazılı kati, kesin delil sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, dava dilekçesinin deliller kısmında yemin deliline de dayanmış bulunan davacı tarafa, davadaki iddiası konusunda davalılara yemin teklif etme hakkı bulunduğunun hatırlatılması, yemin teklif edilmesi halinde davalılara yeminin eda ettirilmesi ve ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bu sebeplerle tarafların yerinde olan temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy