MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.947.05 TL vekalet ücreti alacağının tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki haksız itirazın iptali takibin devamı ile %40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı, avukat olduğunu, yazılı ücret sözleşmesi yapıldığını, davalının işe iade davasını açtıktan sonra feragat ettiğini ve azilname ile haksız olarak azledildiğini bildirerek vekalet ücreti ödenmediğinden tahsili için yapılan icra takibine yöneltilen itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm ve davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.2-Davacı vekalet ücreti alacağının tahsilini talep etmiştir. İ.İ.K.nun 67 inci maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun kötüniyetli olması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.Bunlardan ayrı; alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu ne kadar borcu olduğunu tesbit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması dahi şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece davacının bu isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı isede bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1. numaralı bendinin dördüncü paragrafındaki “koşulları oluşmadığından davacı yararına icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığına” ifadelerinin çıkartılarak yerine “Asıl alacağın %40’ı olan 1.160,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” sözleri yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 2.75 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 19.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.