MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.000 TL alacak yönünden menfi tespit istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin tarımsal sulama abonesi olduğunu,davalı kurumun usulsüz fatura gönderdiğini, 6.751.60 TL meblağlı elektrik fatura ihbarnamesindeki borcun şimdilik 3.000TL'lik kısmına olan itirazının kabul edilerek müvekkilinin itiraz miktarı kadar borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı vekili cevabında ;davacı adına kayıtlı abonenin, 2008/12 dönem faturasının 24.09.2008 tarih ve 5469 seri numaralı tutanağa istinaden tahakkuk ettirildiğini, bu tutanakta davacı abonenin sayacı sökülmüş olup, ölçüm panosu müsait olmadığından aboneye yeni sayaç takılamadığını, abone tarafından 3 ay sonra 20.12.2008 tarihinde ölçüm panosu takıldığını ve aynı gün sayacın takılıp mühürlendiğini, abonenin sayaçsız olarak kullandığı 24.09.2008 tarih ve 20.12.2008 tarih aralığı için ek tahakkuk yapıldığını, fatura içeriğinin doğru olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile 01.12.2008 tarihli 6.751.60 TL fatura tutarına konu borcun davacı tarafın talebi ile bağlı kalınarak 3.000 TL'lik kısmı yönünden davacının davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda sayacın ilk ve son endeksi dikkate alınarak tüketilen elektriğin hesaplanması yapılmış, davalı vekilinin cevap dilekçesinde belirtiği 24.09.2008 tarih ve 5469 seri numaralı tutanakta yer alan abonenin sayaçsız olarak kullandığı 24.09.2008 tarih ve 20.12.2008 tarih aralığı için ek tahakkuk yapıldığı yönündeki beyanı konusunda araştırma ve açıklama yapılmadığı anlaşılmaktadır. Rapor bu haliyle hüküm kurmaya elverişli kabul edilmemiştir. Mahkemece,tutanakta açıklanan hususlarda araştırma yapılarak ve usulsüz kullanımın olup olmadığının tespit edilmesi için yeniden bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken ,yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy