MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 73.312,50 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalı ... vasisi vek.Av.... geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı asil ... geldi. Gelen davacı asil ile vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için 24.05.2012 gününe bırakılması uygun görüldüğünden, belli günde dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; ... Mah. ... Cad.10 numarada bulunan 4 adet villanın yarısı tarafların ortak miras bırakanından, davacı ile davalı ... ve ...'ya miras kalmakla diğer yarısı da dava dışı ...'a ait olduğunu, ortak alanın tamirata ihtiyaç gösterdiğini, bu nedenle yapılan işlerin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/132 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, buna göre 195.500 TL masrafın yapıldığı tespit edilmekle gayrimenkulün yarısı ...'ye ait olduğundan, geri kalan yarısının ise davacı ve davalıların murisi olan ...'ye ait olduğunu yapılan masraflarından ise, davalıların hisselerine göre 73.312,50TL nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalılar, ortak alanın tamir ve tadili için ortakların oybirliğine ihtiyaç olduğu halde, böyle bir karar alınmadan, davacının kendi kullanımı amacıyla tamirat yaptığını, iki binanın tamamlanmamış olduğunu, talep edilen miktarın fahiş olduğunu beyanla davanın reddini dilemişlerdir.Mahkemece, davanın kabulü ile 36.656,25 TL masrafın davalı ... ve 36.656,25 TL masrafın davalı ...’den dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.Her ne kadar, TMK'nun 702/2. maddesinde kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliği ile karar verme şartı aranmışsa da son fıkrada “ortaklardan her biri topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir. Bu korunmadan bütün ortaklar yararlanır” hükmü getirilmiştir. Ayrıca, TMK.nun 640/4 maddesinde “mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır ” düzenlemesi nedeniyle olağan koruma eylemleri ve buna bağlı olarak onarım, acele yapılması zorunlu olan işlerin yapılması, bozulacak malların satılması gibi taksimi mümkün olmayan taleplerin ortaklardan her biri tarafından dava yoluyla ileri sürebileceği kabul edilmektedir (HGK.16.2.2005 gün, 2005/8-22-64 s. Kararı ve 12.11.2008 gün, 2008/14-676-695 s. Kararı). O nedenle, davacı bu yasal düzenleme çerçevesinde zorunlu masrafları isteyebilir ise de, davada alınan bilirkişi raporları bu yönden yetersizdir. Bilirkişi keşifte havuzun lineer kaplamasını yapılan işler arasında belirterek hesaba dahil etmediği halde, sonradan davacı vekilinin fatura sunması üzerine oldukça yüksek miktarları içeren fatura alacakları da dahil edilmiştir.Mahkemece, ortak alanda taşınmazların korunması için yapılması gereken olağan koruma eylemleri ve buna bağlı olarak onarım, acele yapılması zorunlu olan işler ve bunların bedeli belirlenerek, belirlenen bu miktardan davalılar hissesine düşen kısmın tahsiline karar vermek gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.Bunun dışında, davalı ... vasisi ...’nun hüküm başlığında davalı olarak gösterilmesi de usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.