MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 1.882 TL alacak ve ferileri için takibe itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davalının, davacıya ait akaryakıt istasyonundan mazot aldığını ve karşılığında akaryakıt alım fişlerini imzaladığını, akaryakıt bedellerinin ödenmemesi üzerine tahsili için icra takibine girişildiğini belirterek, davalının takibe itirazının iptali ve inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı cevabında, teslim fişinde yer alan plakaların o tarihte şoför olarak çalıştığı firmaya ait araçların olduğunu, fişlerdeki imzanın kendisine ait olduğunu akaryakıt giderlerini firma adına ödediğini, ödeme belgelerini ibraz edeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; benzin alındığına dair fatura kesilen aracın davalının şoför olarak çalıştığı ... Nakliyat Şirketine ait olduğu, alacağa dayanak olarak gösterilen akaryakıt alım fişlerinin 27.12.2005 ve 18.01.2006 tarihli olup dava tarihine dek uzun zaman geçtiği ve resmi senet olmadığı, imzası bulunan davalı tarafından kabul edilmediğinden kesin delil niteliği taşımadığı, bu nedenle alacağın sabit olmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.Hükmü davacı vekili temyiz etmektedir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davalı yargılamada akaryakıt fişlerindeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiş, bedelini firma adına ödediğini savunup, ödeme belgelerini ibraz edeceğini söylemesi üzerine kendisine verilen 30 gün kesin süre içinde ibraz edememiştir.Bu durum karşısında, davalının belirtilen miktarda akaryakıt aldığı, imzasını ikrar ettiği yazılı belge ile sabit olduğu halde yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy