MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.500 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalılara ait çeltik tarlasında çalıştığını, 6.000 TL hizmet bedeli alacağından bakiye 2.500 TL nın ödenmediğini belirterek, 2.500 TL nın davalılardan tahsilini talep etmiştir.Davalılar, duruşmaya gelmedikleri gibi cevap dilekçesi de vermemişlerdir.Mahkemece; yazılı delil başlangıcı bulunan davada dinlenen tanık beyanlarına göre ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.Davacı tarafından ibraz edilen 16.02.2006 tarihli belgede (kartvizit de) 2.500 TL kalan para olduğunun yazıldığı ve davalıların isminin altında imza bulunduğu anlaşılmaktadır. Belgenin niteliğine göre yazılı delil başlangıcı değil, yazılı delil olarak kabul edilmesi gerekir.Bu durumda duruşmaya gelmeyen ve davaya cevap vermeyen davalıların davayı tümüyle inkar etmiş sayıldıklarına göre, mahkemece; HUMK.'nun 230 vd maddelerine (6100 sayılı HMK.nun 169 vd maddelerine) göre davalılara isticvap davetiyesi çıkarılarak belgedeki imzanın kendilerine ait olup olmadığı konusunda beyanları alınmalı, gerekirse bilirkişi incelemesi yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,10.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy