MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 12.500 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının oto alım-satım işi yaptığını, dava dışı ... isimli kişinin ...ismiyle davacıya ... plakalı aracı haricen satıp, davacının araç bedelini ödediğini, aracın devrini almak için davacıya ... ismiyle davalı noterden vekaletname çıkardığını, aracın bu vekalete dayanılarak dava dışı ...'a 12.500 TL'ye sattığını, aracın devrini verdiğini daha sonra aracın gerçek maliki tarafından ...'den geri alındığını, davacının da ...'e 12.500 TL satış bedelini iade ettiğini, sahte kimlik ile vekaletname verilmesinde gerekli özeni ve dikkati göstermeyen davalı noterin sahte vekaletname nedeniyle sorumlu olduğunu belirterek, uğradığı 12.500 TL zarar bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı cevabında dava dışı ...'a ait sürücü belgesi ile vekaletname verildiğini, resimdeki kişi ile gelen kişinin benzediğini, ehliyette soğuk damga olup, okunduğunu, iğfal kaabiliyeti olduğunu beyan etmiştir.Mahkemece; vekalet veren kişinin notere ibraz ettiği sürücü belgesindeki kimlik bilgisi ile aracın trafik kayıtlarındaki malikin bilgilerinin aynı olması nedeniyle davalı noterin sürücü belgesinin sahte olup olmadığını tespit edemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.Dosya kapsamından, davacının oto alım-satım işi yapması nedeniyle dava dışı ... isimli kişinin ... adıyla ...plakalı aracını davacıya haricen satıp, bedelini aldığı, aracın 3. kişilere devrinin sağlanması için davalı noterden davacı adına 23/12/2009 tarihli vekaletname çıkarıldığı, aracın satıldığı dava dışı ...'un elinden gerçek sahibi tarafından geri alındığı ve Asliye Ceza Mahkemesi dosyası ile ...'ın ibraz ettiği kimliğin sahte olduğu anlaşılmaktadır. 1512 sayılı Noterlik Kanununun 162.maddesine göre, “Noterler, işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görmüş olanlara karşı sorumludurlar”. Bu maddeye göre noterlerin sorumluluğu “Kusursuz sorumluluktur”. Kusursuz sorumlulukta zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur. Aksine kusursuz- sorumlu olan davalının (noterin) olayla zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir. Sorumluluk hukukunun önemli ögelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Teoride ve uygulamada; mucbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru ile illiyet bağı kesilir ve kusursuz sorumlu olan kişi sorumluluktan kurtulur.Davada, davalı noter tarafından düzenlenen vekaletnamede vekalet veren üçüncü kişinin notere ibraz ettiği kimliğin sahte olması nedeniyle uğranılan zarar bedeli talep edilmektedir.Bu durumda, mahkemece; ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi getirtilerek, gerektiğinde uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak, söz konusu kimliğin iğfal kaabiliyeti olup olmadığı ve davalı noter yönünden illiyet bağının kesilip kesilmediği hususunda araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy