MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 11.000 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının oto alım-satım işi yaptığını, 04/05/2010 tarihinde dava dışı ... isimli kişinin aracını satması için davacıya getirdiğini, davacıya 04/02/2010 tarihinde davalı noterde düzenlenmiş vekaletname verdiğini dava dışı ...'e araç bedeli olarak 11.000 TL ödendiğini, aracı aldıktan sonra gerçek maliki tarafından aracının çalındığı iddiası ile geri alındığını, davalı noterin gerekli özeni ve dikkati göstermediği için dava dışı ...'e ait sahte kimlik ile vekaletname çıkarmak suretiyle zarara uğradığını belirterek, 11.000 TL zarar bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevabında, ... isimli kişinin kimlik bilgilerinin internetten kontrol edilerek vekaletname tanzim edildiğini, davacının zararının dolandıran kişiden istemesi gerektiğini, illiyet bağı bulunmadığını beyan etmiştir.Mahkemece; vekalet veren kişinin notere ibraz ettiği nüfus cüzdanında yazılı kimlik numarası ile, satılan aracın trafik kaydında yazılı bulunan kimlik bilgilerinin aynı olduğu ve davacının satın aldığı kişinin gerçek malik olup olmadığını kendisinin araştırması gerektiği belirtilerek, davalı noterin kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.Dosya kapsamından, davacının oto alım-satım işi yapması nedeniyle dava dışı ...isimli kişinin... plakalı aracını davacıya 11.000 TL'ye haricen sattığı, aracın 3.kişilere satışının yapılması için davalı noterden davacı adına 04/02/2010 tarihli vekaletname çıkarıldığı, aracın gerçek sahibi tarafından davacının elinden alındığı ve dava dışı ... isimli kişinin notere ibraz ettiği kimliğinin sahte olduğu anlaşılmaktadır.1512 sayılı Noterlik Kanununun 162.maddesine göre, “Noterler bir işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görmüş olanlara karşı sorumludurlar”. Bu maddeye göre noterlerin sorumluluğu “Kusursuz sorumluluktur”. Kusursuz sorumlulukta zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur, aksine kusursuz sorumlu olan davalının (noterin) olayla zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir.Sorumluluk Hukukunun önemli ögelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Teoride ve uygulamada; mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru ile illiyet bağı kesilir ve kusursuz sorumlu olan kişi sorumluluktan kurtulur. Davada; davalı noter tarafından düzenlenen vekaletnamede vekalet veren üçüncü kişinin notere ibraz ettiği kimliğin sahte olması nedeniyle uğranılan zarar bedeli talep edilmektedir.
Bu durumda, mahkemece; ... adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı getirtilerek, gerektiğinde uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak söz konusu kimliğin iğfal kaabiliyeti olup olmadığı ve davalı noter yönünden illiyet bağının kesilip kesilmediği hususunda araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy