MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 58.200.00 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davacı Vek.Av.... geldi. Aleyhine temyiz olunan Davalı Vek.Av.... ile Fer'i Müdahil ... vekili Av.... geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı ... vekili; müvekkili adına tapunun 6 ve 7 parselinde kayıtlı taşınmazlarda toplam 6586 m2 ye ölçüm istasyonu ve yol yapmak, dağıtım borusu geçirmek suretiyle kullanan davalıdan. eylül 2006 tarihinden dava tarihi olan ağustos 2009 tarihine kadar toplam 58.200,00 TL tazminatın dönemsel faizleri ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, EPDK’nın düzenlediği gaz dağıtım ihalesini kazanmakla, tesisleri dava dışı ...’tan protokolle rayiç bedel ödeyerek devraldığını, talebin mükerrer olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, “ davacının 2005 – 2006 yıllarında müdahil ...’tan bedel talep etmediğini, bu yerleri davacı ile ... arasındaki sözleşmenin 9/1 maddesi uyarınca bedelsiz kullanmak üzere ...’a, onunda aynı şartlar ile davalıya devrettiği, 11/2 maddesine göre de sözleşme sona erse dahi ekipmanlar kaldığı sürece 9. maddenin geçerli olacağı, bu nedenle kullanım bedeli istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.8.3.1950 gün ve 22/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda “Başkasının gayrimenkulünü haksız olarak zaptedip kullanmış olan kötü niyetli kimsenin o gayrimenkulü elinde tutmuş olmasından doğan zararları ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği semereleri tazminle mükellef olup, bir zarara uğramamış olan malik veya zilyede ecrimisil adı veya başka bir ad altında herhangi bir tazminat vermekle mükellef olmadığı” sonucuna varılmıştır.Nihayet 4.6.1958 gün ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile de ecrimisil, tazminat olarak nitelendirilmiştir. Bu kararın gerekçesinde ecrimisil davalarının Türk Kanunu Medenisi’nin 908. maddesine (TMK m.995) dayanan bir tazminat davası olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda, savunmada dayanılan ve mahkeme red kararına gerekçe yapılan davacı ile feri müdahil ... arasındaki 1.4.2005 tarihinden itibaren bir yıl için geçerli sözleşme “Kesintisiz Doğalgaz Satış Sözleşmesi” olup, bu sözleşmenin 9. maddesinde “müşteri tesisine gaz arzını sağlamak için yapılması gereken istasyona ilişkin koşullar “ düzenlenmiş, bu tesisleri ... yaparak müşteriye çıkışta gaz teslimi yapılacağı ve müşterinin ölçüm istasyonu ve diğer cihazları için ...’a yer, elektrik, su, PTT olanaklarını parasız sağlayacağı düzenlenmiştir.11.1.2005 tarihli EPDK kararında da “Müşteriye münferit ölçüm istasyonu vs. planlanırsa tüketici tesisi içinde inşa edilmesi halinde dağıtım lisansı ile 3.cü kişiye bedelsiz arazi kullanımı için taahhütname alınması” gerektiği düzenlenmiştir.
Yine sunulan belgelerden, dava konusu taşınmaza RM-S ölçüm istasyonu kurmak, boruların geçiş güzergahında irtifak hakkı tesis etmek üzere, kamulaştırma bedeli karşılığı kendilerine devri için müdahil ... davacıya 26.5.2003 tarihinde teklifte bulunmuş, ancak OSB arazilerinde yasa gereğince devir mümkün olmadığından talebi kabul edilmemiştir. Müdahil ... lisans ihalesini kazanan davalıya 21.9.2006 tarihinde protokolle arazi devrederken “kamulaştırma işlemi yapılmayan taşınmazların işlemlerinin ... –... Dağıtım A.Ş. tarafından yapılacağı ve ...’tan bedel talep edilmeyeceği ” düzenlenmiştir.
O halde, davacının feri müdahil ...’a kullanmak üzere bedelsiz devrettiği sözleşme ve EPDK kararında bahsedilen taşınmaz münferiden müşteri olan davacıya verilecek gaz ölçüm istasyonu ( ...-... istasyonu) kurulan yerdir. Oysa davaya konu olan tüm Niğde bölgesine gaz sağlayan tesislerin yer aldığı ve davalı tarafından tel örgü içine alınarak işgal edilen 6237,17 m2 lik kısım ile taşıma borusu geçirdiği kısımdır. Davacının Anayasa ile koruma altına alınan mülkiyet hakkına el atmasının geçerli bir hukuki sebebi bulunmayan davalı bu işgali nedeniyle tazminatla sorumlu tutulmak gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için dava tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy