MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin yerine getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde; davacının dedesi ...'ın 27.02.2008 tarihli olarak düzenlediği el yazılı vasiyetnamesiyle vasiyetçinin ...'deki 1/5 hisseli 91 ada, 12 parseldeki taşınmazını kendisine bıraktığını, vasiyetnamenin usulüne göre açıldığını, daha önce davalılardan ... tarafından diğer davalılar ... ve ... aleyhine vasiyetnamenin iptali davası açıldığını, onlar yönünden vasiyetnamenin ehliyetsizlik yönünden iptaline karar verildiğini ve Yargıtay'ca onandığını, kendisine karşı iptal davası açılmadığından kendisi yönünden vasiyetnamenin kesinleştiğini, bu nedenle de ... ilçesinde vasiyetçi ... adına 1/5 hisseli olarak 91 ada, 12 parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Mahkemece, davaya konu vasiyetnamenin ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesince; ehliyetsizlik nedeniyle iptaline karar verildiğini, böylece geçersizliği mahkeme kararı ile sabit olan vasiyetnameye dayalı davacının vasiyet alacaklısı olarak taşınmazın tescilinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.Dosya içerisindeki ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/289 E. - 2009/441 K. sayılı dosyasının incelenmesinde; davalılar ... tarafından diğer davalılar... ve ... aleyhine dava konusu vasiyetnamenin ehliyetsizlik nedeniyle iptali istenilmiş, mahkemece ehliyetsizlik nedeniyle vasiyetnamenin iptaline karar verilmiş, hüküm derecattan geçerek kesinleşmiş ise de, davacının bu davanın tarafı olmadığı anlaşılmıştır.Yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına göre, vasiyetnamenin iptali davaları sadece bu davanın tarafları açısından hüküm ifade eder. İptal davasının tarafı olmayan davacı yönünden hüküm ifade etmeyeceğinden, davanın esasına girilerek sonucuna göre mahkemece bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,14.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy