MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde ... Sulh Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi ... Mahkemesinin 15/12/2003 tarih ve 2 FH 1130/03 sayılı nafaka tespiti kararının tanınması ve tenfizi ile 36.826,316 TL ... için, 29.445,26 TL... için belirlenen nafakanın tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın Türkiye'de açılan boşanma davasının hükümleri ile çeliştiğinden bahisle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, ... Sulh Hukuk-Aile Mahkemesi ...-...,5 mahkemesinin 15.12.2003 tarih 2 FH 1130/03 sayılı ilamı ile davacı baba yanında kalan müşterek çocuklar ... ve ... için nafakaya hükmedildiğini anılan nafaka tespit kararının tanınması ve tenfizi ile ... için biriken 36 826,316 TL ve Yusuf için biriken 29 445,26 TL’nin tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.Davalı, uyuşmazlıkta mutad mesken olan Türk hukukunun uygulanması gerektiği, tarafların Türkiye’de açılan dava sonucu boşanmalarına karar verildiği, bu dava sırasında davalı anne velayetine verilen çocuk ...lehine tedbir ve iştirak nafakasına hükmedildiği ileri sürülerek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, Lahey sözleşmesinin 2. maddesi hükmü gereğince kararın tenfizinin talep edildiği devlette aynı taraflar arasında aynı konuda farklı kararlar bulunması halinde tenfizinin yapılamayacağı hükmünün amir olduğu yine aynı sözleşme ile nafaka alacaklısı ve borçlusunun Türk olması ve nafaka mükellefinin mutad meskeninin Türkiye’de bulunması halinde Türk hukukunun uygulanması konusunda sözleşmeye çekince koyduğu, bu durumda Türk hukukunun iç hukuk olarak uygulanması gerektiğinin kabulüne ve yabancı mahkeme ilamının gerekçe içermemesi nedenleri ile davanın reddine karar verilmiştir.Dava, yabancı mahkemenin nafakaya ilişkin kararının tanınması-tenfizi ile tahsili isteminden ibarettir.Mahkemenin karar gerekçesinde; Türkiye’de görülen boşanma davası sırasında davalı (kadın) lehine tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmesi durumu çelişki kabul edilerek istemin reddi cihetine gidilmiştir.Mahkemenin gerekçesinin aşağıda belirtilen nedenlerle usul ve kanun hükümlerine uygun bulunmadığı belirlenmiştir.
Buna göre;
1-... 3.Aile Mahkemesinin 2006/693-2008/394 sayılı boşanma davası incelendiğinde; tarafların boşanmalarına, müşterek çocuklar ... ve ...’in velayetinin babaya verilmesine, müşterek çocuk ...’nın velayetinin anneye verilmesi ile birlikte davalı kadın lehine tedbir ve yanında kalan müşterek çocuk ... lehine ise tedbir-iştirak nafakasına hükmedilmiştir. Tanıma ve tenfizi istenilen ... mahkemesi tarafından verilen karar ile ise davacı (baba) yanında kalan İ... ve ... için nafakaya hükmedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda aynı taraflar arasında aynı konuda farklı kararlar bulunması halinin gerçekleştiğinden bahsedilemez.
2-Ayrıca, tenfiz ve tanıma davalarında; dava dilekçesine, MÖHUK.’nun 37/1. maddesinde öngörülen yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslının veya aslına uygunluğu onanmış sureti ile onanmış tercümesinin, ilamın kesinleştiğini gösteren o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin eklenmesi gerekir.
3-05.10.1961 tarihli Lahey Sözleşmesinin 3. ve 4. maddelerinde tanımlanan şekilde ilamın aslına uygun olduğunun teyidi için onay şerhinin belgenin verildiği devletin yetkili makamlarınca karara işletilmesi, bundan sonra tercümenin orada bulunan Türk yetkili makamlarınca tasdikinin sağlanması ve şartlar oluştuğu takdirde uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması gerekir.
4-Somut olayda, ... mahkemeleri tarafından verilen kararın kesinleşme şerhi ile noterler yetkili tercümanı tarafından yapılan tercümenin yetkili Türk makamları tarafından onandığına dair tasdik şerhine rastlanılamamış olma sebepleri bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, açıklanan yönler incelenmeden yanılgılı nitelendirme ve eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,14/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy