MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 10.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüyle 9.467,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde; kardeş olan tarafların ortak murisinden kalan üç katlı binanın üst katında davalının oturduğu, alttaki iki katı ise fırın olarak kiraya verip kirasını tahsil ettiği, mesken olarak kullandığı yerden davacıya herhangi bir bedel ödemediği gibi, tahsil ettiği kira gelirinden de davacı payı ödenmediği ileri sürülerek, toplam 10.000 TL ecrimisil ile alacağın tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda 9.467,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının çektiği ihtarın 28.02.2009 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ve hem davalının oturduğu mesken hem de kiraya verilen fırın bakımından intifadan men koşulunun bu tarihte oluştuğu belirtilerek, ihtar tebliğ tarihinden itibaren ecrimisil hesabı yapılmıştır.Ecrimisil, kötüniyetli şagilin ödemekle yükümlü olduğu tazminat olup, kural olarak paydaşlar intifadan men edilmeksizin birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. Bu nedenle davalının bizzat mesken olarak kullandığı yer için intifadan men şartının aranması doğru ise de, kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerde intifadan men şartının aranmayacağı Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında belirtilmiştir. Kaldı ki; dava dilekçesinde fırın olarak kiraya verilen yer için ecrimisil değil, miras payı oranında kira alacağı isteminde bulunulmuştur. Gerçekten de dosyada mevcut kira sözleşmesi içeriğinden taşınmazın sadece davalı tarafından değil, davacı da dahil tüm paydaşlar tarafından kiraya verildiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf tüm kiraların davalı paydaş tarafından tahsil edildiğini ileri sürerek payı oranında alacak isteminde bulunduğuna göre davanın bu niteliği uyarınca delillerin değerlendirilmesi ve sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekmektedir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy