MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 35.035,00 TL borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü, kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, ecrimisil ihbarnamesi ile 35.035,00 TL ecrimisil borcu bulunmadığının tespiti istenilmiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.Dosya kapsamından; gaip kişilerin hak ve menfaatlerini korumak üzere davalının 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun uyarınca ... Defterdarı kayyım olarak atanmış; kayyım sıfatıyla temsil ettiği gaip kişinin hak ve menfaatini korumak için geçmiş on yıla ilişkin olarak ecrimisil ihbarnamesi düzenlenmiştir.
... 3.İdare Mahkemesinin 26.08.2010 tarihli ve 2010/919-908 sayılı kararında ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemli davada, “devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz mallara ilişkin ecrimisil niteliğinde olmayıp gerçek kişilere ait olan taşınmazları onlar adına yönetmekle görevlendirilmiş kayyım tarafından tamamen özel hukuk hükümleri çerçevesinde istenilen tazminat (ecrimisil) niteliğinde olduğu ve uyuşmazlığın çözümünün adli yargı yerinde yapılması gerektiğine” karar verilmiştir.Bunun üzerine davacı eldeki davayı açmıştır.
Mahkeme kararıyla kayyım olarak atanan ve gaip kişi adına yaptığı bu iş ve işlemler nedeniyle, 3561 Sayılı Kanun kapsamında bir yönetim kayyımı olan Defterdar; burada hazineyi temsilen hareket etmemekte; aksine kayyımlık görevi gereği gaip kişinin anılan taşınmazdaki hak ve menfaatlerini korumak için işlem yapmaktadır. Öte yandan, Defterdarın taşıdığı kayyımlık sıfatı ile açtığı veya aleyhine açılan davalar yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu kapsamında harçtan muafiyeti olmadığı gibi, işlemi de harçtan müstesna kılınmamıştır.Diğer taraftan, ... Defterdarının kayyım olarak atanmasına dayanak teşkil eden 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanunun 2/son maddesinde de “Kayyımlıkla ilgili işlemler, her türlü vergi, resim, harç, katkı payı gibi mali yükümlülüklerden müstesnadır.” hükmüne yer verilmiş ise de burada yargı harçlarından bağışıklığa ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır(HGK. nun 12.10.2011 gün ve 2011/3–629 E. 2011/613 K. sayılı ilamı). 492 sayılı Harçlar Kanunun “Harcı Ödenmeyen İşlemler” başlığını taşıyan 32.maddesinde ise, “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” hükmü getirilmiştir.Yukarıda belirtilen madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, karar ve ilam harcının peşin olarak davacı tarafından yatırıldığı anlaşılmaktadır. Ancak, hükümle birlikte “davalı harçtan muaf bulunduğundan davalıdan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafça yatırılan peşin harcın talep halinde iadesine” karar verilmiştir.Mahkemece, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ortaya konulan ilkeler göz ardı edilerek hüküm kurulmuş olması doğru değildir.Buna göre mahkemece yapılacak iş; kabul edilen miktar üzerinden Harçlar Kanununun hükümleri gereğince belirlenecek miktarın davalı kayyımdan tahsiline karar vermekten ibarettir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.