MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6230,81 TL alacak yönünden menfi tespitin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, davalı idare tarafından 28.07.2008 tarihli kaçak su tutanağı esas alınarak müvekkili hakkında ilamsız icra takibi yapıldığını, icra takibinin haksız olduğunu bu nedenle müvekkilinin kaçak su tutanağında yazılı miktar kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı idare vekili, tutanak içeriğinin doğru olduğunu,davalının kaçak su kullandığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; kaçak su tutanağı, kaçak su kullanıldığına dair fotoğraf örnekleri, dinlenen tutanak tanıklarının beyanlarına göre davacının kaçak su kullandığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmistir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandıgı delillerle yasaya uygun gerektiricı nedenlere ve ozellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı şirket hakkında 28.07.2008 tarihinde;aboneliği olduğu halde Belediye Parkının çeşmesine hortum takarak temizlik suyunu kaçak olarak kullandığı gerekçesiyle kaçak su tutanağı tanzim edilmiştir. Davacı kaçak su tutanağında yazılı miktar kadar borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Mahkemece davacının kaçak su kullanım bedeli tarifeler yonetmeliği hukümleri gözetilerek taraf mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu ile belirlenip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu yön gözardı edilerek mahallinde keşif yapılmadan ve konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmadan eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy