MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 1.886,98 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; davalının ihale ile emval aldığı halde satış bedelini ödemediğinden ihale fesh edilerek yeniden ihale yapılmış olmakla, şartname uyarınca idare zararı 1.886,98 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalıya, adreste tanınmadığından, dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilememiş, duruşmalara katılmamış ve savunma yapmamıştır.
Mahkemece, davalı şirketin adresi ve kaydı bulunamadığından ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, her şeyden önce tarafların yargılama gününü bilmeleri ile mümkündür. HUMK.nun 73. maddesi (HMK.md.27), "mahkeme tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için uygun şekilde davet etmeden hükmünü veremez" kuralını içermektedir. Hukuk mahkemelerinde asıl olan tarafların huzuru ile yargılamanın yürütülmesi olup usulün olanak tanıdığı hallerde duruşmaya gelinmese dahi ilgilinin yokluğunda yargılamanın yürütüldüğü hallerde vardır. Bu gibi durumlarda gerekli uyarıyı taşıyan çağrı kağıdının tebliğ edilmesinden ve yasaya uygun taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esasına girilmesi, kanıtlar toplanarak sonuca ulaşılması gereklidir. Bu itibarla tebligat bilgilendirme özelliği yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir.Olayımızda, İhale evrakında davalının ismi ..., ..., adres... Blok ... .../... ” olarak belirtildiği halde, Davalıya gönderilen davetiyelerde ismi “... ” olarak yanlış yazılmış olup, Temsilci ismi ise hiç yazılmamıştır. Bu nedenle aranan adreslerde bulunamadığı gibi, Ticaret Sicilinde kaydına da rastlanmamıştır. O halde davalı adına doğru isim ve adres ile tebligat sağlanarak taraf teşkili sağlanmadan, esasa girilmeyen davada ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy