MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 7300 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; davalıya ait Feke İlçesi Kırıkkuşağı köyündeki 4000 m² veya 5000 m²'lik taşınmazı 15/03/1998 tarihli harici satım sözleşmesi ile müvekkili davacının satın aldığını; satış bedeli olarak 250 TL'yi peşin ödediğini, taşınmazın tapusu davacıya devir edilmediği gibi, ödediği bedelin de iade edilmediğini ileri sürerek; müvekkilinin ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; "...davalının başlangıçta kendi zilyetliğindeki tapusuz taşınmazı davacıya sattığı ve fiilen devrettiği, taşınmazın o tarihten beri davacı tarafından ekilip biçilmek suretiyle kullanıldığı; davalının ise sözleşme bedelini aldığı, daha sonra kadastro çalışmaları sonucu taşınmazın bir kısmı davacı adına tescil görürken bir kısmı ise orman vasfı ile hazine adına tescil gördüğü; bu sebeple devrinin gerçekleştirilemediği; davacının, bu sebeple ödediği satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesi gereğince davalıdan alınarak verilmesini talep ettiği; ancak, sözleşmeye konu yerleri fiilen kullanması, ekip biçmesi sebebiyle davacının da mal varlığında bir artış olduğu, alınan ziraatçi bilirkişi raporuna göre bu miktarın hesap bilirkişisince denkleştirici adalet ilkesi gereğince bulduğu miktarı aştığı, bu sebeple bir zararının bulunmadığı, gerekçesiyle" davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davaya konu taşınmazın 141 ada 66 parsel numaralı, orman vasfı ile maliye hazinesi adına tapuya tescil edilen yer olduğu anlaşılmaktadır. Oysa, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu yer olarak, 66 ve 69 parsel nolu taşınmazların gelir durumu toplam; 4060 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemece de, bu miktarın, ödenen 250 TL'nin denkleştirici adalet ilkesi gereği bulunan miktardan(3493,73 TL'den) daha fazla olduğu, dolayısıyla davacının zararının bulunmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu teşkil etmeyen, 69 parselle ilgili gelirin de hesaplamaya dahil edilmek suretiyle, davacının zararının bulunmadığından bahisle, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.