(4721 S. K. m. 995) (6100 S. K. m. 133, 167, 448)
Dava: Dava dilekçesinde ve ıslahla birlikte 11.340,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Karşılık davada ise; davalı tarafından taşınmaz için faydalı ve zorunlu giderler yapıldığı ileri sürülerek şimdilik 1000,00 TL'nin tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine; karşılık davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, davalının haksız işgali nedeniyle ecrimisil istenilmiş, karşılık davada ise taşınmaz için zorunlu ve faydalı giderler yapıldığı ileri sürülerek tahsili talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle bilirkişi tarafından belirlenen ecrimisilin davacılar hissesi karşılığı 2,540,58 TL'nin tahsiline; karşılık davanın ise; on gün olan esasa cevap süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm, süresinde davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının tüm davalı (karşılık davacının) sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Kural olarak, karşı dava asıl davada verilen cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içerisinde ayrı bir dilekçe verilmek suretiyle açılır (HMK.'nun mad. 133/1). Şayet karşı dava esasa cevap süresi geçtikten sonra açılırsa, mahkeme, talep üzerine veya kendiliğinden davaların ayrılmasına (HMK. m. 167) karar verir (HMK.'nun m. 133/2).
Somut olayda, mahkemece, karşılık davanın 04.11.2011 tarihinde açıldığı gözetilerek HMK.'nun 448 inci maddesine göre yeni yasa hükümleri gereğince karşılık davanın tefrikiyle ayrı esasa kaydedilmesi gerekirken karşı davanın esasa cevap süresinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy