MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira parasının 15.03.2010 gününden başlayarak yıllık 2000 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde; davacının ihale ile davalı ...'ye ait yeri kahvehane olarak yıllık 7.500 TL bedelle kiraladığı, Belediye Encümeninin 10.01.2007 tarihli kararıyla ihalenin kesinleştiğinin bildirildiği, ancak ihalenin kesinleştiği tarihte işyerleri henüz bitirilip faaliyete geçirilmediğinden kira ödemelerinin başlatılmadığı, işyerleri faaliyete geçmeden önce davalı Belediyenin proje değişikliği yaptığı, sitenin giriş-çıkış kapılarını başka yere kaydırdığı, bu nedenle iş yerlerinin iş yapamaz hale geldiği, zarar ettikleri, davacının da işyerini açamadığı, kaldı ki kiranın emsallerine göre iki katı civarında olduğu, kira indirim talebinin de reddedildiği ileri sürülerek yıllık 7.500 TL olan kiranın 15.03.2010 da başlayacak dönemden itibaren 2.500 TL olarak tespitine karar verilmesi istenilmiştir.Mahkemece; yanlar arasındaki hukuki ilişkinin istisna-kira benzeri nevi şahsına munhasır bir sözleşme olduğu, davalı Belediyenin ediminin iş yerleri yapmak suretiyle istisnaya, kiralananı kiracıya sunmakla kira aktine benzediği, istisna sözleşmesi açısından düşünüldüğünde plandaki tadilat ile kapının başka yere konulması suretiyle teslimin eksik iş değil, ayıplı iş olduğu, bu durumda da iş sahibinin derhal davalıyı ihtar etmesi gerektiği, ayıplı işin ihtirazi kayıtsız kabul edilmesi halinde sonradan hak talep edilmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de; davada kiralananın bulunduğu sitedeki proje değişikliğinin iş potansiyelini olumsuz etkilediği ve baştan itibaren kira parasının emsallerine göre fazla olduğu ileri sürülerek, yıllık kira bedelinin indirilmek suretiyle tespiti istenilmiştir. Taraflar arasında istisna aktine konu herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunduğu ileri sürülmediği gibi, davacı davasını kira sözleşmesine dayanarak açmıştır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.03.2010 tarih ve 2010/3-119 E. ve 2010/159 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere koşulları oluştuğu takdirde kiracı tarafından da kira tespit davası açılabilir. Mahkemece taraf delillerinin buna göre toplanılıp, kira tespit davasının koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılarak sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy