MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali ve tenkis, karşı davada ise vasiyetnamenin yerine getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın kabulü ile vasiyetnamenin iptali, tenkis yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı-karşı davacılar vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalılar-K.Davacılar vekili Av.... ile tüm davacılar vekili Av.... ve Davacı-K-Davalı asil ... geldiler. Aleyhine temyiz olunan davalı ve vekili gelmedi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için 28.06.2012 gününe bırakılması uygun görüldüğünden, belli günde dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dava ve birleşen davada vasiyetnamenin iptali ve tenkis istenilmiş olup, mahkemece murise manevi baskı yapıldığı kanaatiyle vasiyetnamenin iptaline karar verilmiştir. Davacılar dava dilekçesinde, davadışı kardeşi olan ...'nin hile, ikrah ve baskısıyla anneleri ... tarafından bir kısım torunlar lehine yapılan vasiyetnamenin iptalini, birleşen davada ise saklı pay nedeniyle tenkis istemişlerdir. Davalılar davanın reddini savunmuşlar, bir kısım davalılar ise karşı dava yoluyla vasiyetnamenin yerine getirilmesini istemişlerdir. Mahkemece, vasiyetnamenin ...'nin manevi baskısıyla düzenlendiği kabul edilerek vasiyetnamenin iptaline ve tenkis istemi yönünden bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Somut olayda, muris ...’nın oğlu ... ile birlikte kaldığı, ölümünden beş yıl önce düzenlenen vasiyetname ile bazı taşınmazlarını üç çocuğundan olma dört torununa vasiyet ettiği, başka torunları da bulunduğu, oğlu ...’nin vasiyet düzenlenmesinde murise baskısı bulunduğunun davacı tarafça kanıtlanamadığı, sadece ...'nin çocuklarına değil davacılardan olan başka torunlarına da vasiyet yapılması olgusu karşısında manevi baskıyla vasiyetin düzenlendiğini kabule olanak bulunmadığı gibi dosya içeriğinden de mahkemenin bu kanaatini haklı gösteren kanıt bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şu durum karşısında, kanıtlanamadığı nedeniyle vasiyetnamenin iptali davasının reddedilmesi gerekirken mahkemece delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek vasiyetnamenin iptaline karar verilmiş olması bozma nedenidir. Mahkemece yapılacak iş davacıların tenkise yönelik istemlerini inceleyerek varılacak uygun sonuç çevresinde karar verilmesinden ibarettir. Öte yandan davalıların vasiyetnamenin yerine getirilmesini istedikleri karşı dava yönünden mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da benimseme biçimi yönünden ayrıca bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalılar vekili için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp temyiz eden davalılar vekiline verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy