MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 41.025,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı Vek.Av.... geldi. Aleyhine temyiz olunan davalı ile vekili Av.... geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için 02.07.2012 gününe bırakılması uygun görüldüğünden, belli günde dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davada, davacının 04.04.2002 tarihinde tapudan satın aldığı taşınmazın kaydının üçüncü kişilerin açtığı dava sonucu iptaline karar verilmesi nedeniyle taşınmaz için ödenen 4500,00 TL’nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre güncellenerek tahsili için açtığı kısmi davanın kesinleşmesi nedeniyle bilirkişi raporu ile belirlenen bakiye alacağı 41 025,00 TL’nin tahsili istenilmiştir.Davalı, davanın zamanaşımı ve esastan reddini savunmuştur.Mahkemece; dosya kapsamından, olayın BK.nun 66.maddesinde belirtilen sebepsiz zenginleşme olduğu ve bir yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, davacı vekilinin delil olarak gösterdiği kısmi davanın zamanaşımını kesmeyeceği gerekçeleri ile davanın zamanaşımı nedeni ile reddi cihetine gidilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Dava, taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanan ve satışa konu taşınmazın davacı adına olan kaydının iptal edilmesi nedeniyle taşınmaz için ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme ilkesi gereğince iadesi isteminden ibarettir.Davacı, davalının taşınmazın bedelini ödemek suretiyle satın almış ancak üçüncü kişinin açtığı dava sonucu satışın muvazaalı olduğu saptanarak davacı adına olan kayıt iptal edilerek üçüncü kişi adına tescil edilmiştir.O halde, borcun kaynağı geçersiz sözleşme nedeniyle ödenen bedelin tahsili istemine ilişkin olmakla, mahkemece, bir yıllık zamanaşımının uygulanması yerinde ise de BK mad. 66’ya göre iade alacaklısının geri alma hakkının varlığını öğrenmesinden itibaren 1 yıl ve herhalde bu hakkın doğduğu tarihten itibaren 10 yıl sonra nedensiz zenginleşmeden doğan iade istemi zamanaşımına uğrar. Bir yıllık sürenin başlaması için, iade alacaklısının kendisi aleyhine zenginleşen kişiyi ve zenginleşmenin kapsamını (nedensiz olarak uğranılan malvarlığı azalmasını) bilmesi aranmalıdır. Ancak kısmi dava alacağın kalan kısmı için zamanaşımını kesmez ise de davacının haksız olduğunu iddia ettiği ödemesinin 04.04.2002 tarihinde olduğu, bir yıllık zamanaşımı süresinin davacının (zarar görenin) malvarlığındaki eksilmeye yol açan eylem ve işlemin haksız olduğuna kesin olarak kani bulunduğu ve malvarlığındaki eksilmenin miktarını tam olarak öğrendiği kısmi davadaki 27.04.2009 tarihli bilirkişi raporu ile başladığı ve o tarihten itibaren başlayan zamanaşımının dava tarihi olan 29.12.2009 tarihinde dolmadığı anlaşıldığından mahkemece, zamanaşımı def’inin reddi ile yeniden bilirkişi raporu alınarak 01.10.2007 (tapu iptal tescil kararının kesinleşmesi) tarihi itibariyle 4500,00 TL nin ulaştığı değer saptanmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.