MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, müvekkili lehine hüküm altına alınan yoksulluk nafakasının 2005 yılında açılan dava sonucunda 650 TL ye artırıldığını, ancak bu nafakanın aradan geçen süre de göz önüne alındığında yetersiz kaldığını, diğer taraftan öğrenci yurdu işleten davalının ise ikinci bir yurdu faaliyete soktuğunu ve ayrıca müteahhitlik yapmaya başladığını ileri sürerek; yoksulluk nafakasının 5.000 TL ye artırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili; davacının halen boşanma davasında varılan anlaşma gereğince davalı tarafından verilen dairede oturduğunu, ayrıca boşanma davasından sonra davacıya babasından dolayı SGK. dan aylık bağlandığını, yeniden evlenmiş olan müvekkilinin ise işlerinin bozulduğunu savunarak; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile yoksulluk nafakasının 2.650 TL ye artırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. TMK. nun 176/4. maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.Somut olayda; nafakanın artırılmasından sonra davalı tarafın müteahhitlik yapmaya başladığı ispat edilmiş ise de, bu dava öncesinde de iki adet öğrenci yurdu işleten ve birçok taşınmaza sahip olan davalının ekonomik ve sosyal durumunun ülke şartlarına göre iyi durumda olduğu, nafaka alacaklısı olan davacının ekonomik ve sosyal durumunda ise bir değişikliğin olmadığı anlaşılmaktadır. Diğer bir anlatımla; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında olağanüstü bir değişiklik olduğu ispat edilememiştir.O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve yeniden değerlendirilerek artırıldığı tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yüksek nafaka takdiri doğru görülmemiştir.Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy