MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.240 TL'nin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan istirdadı istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı; çalıştığı kurum ile davalı banka arasında maaş ödemelerinin yapılmasına ilişkin protokol imzalandığını, anılan protokol uyarınca verilen kredi kartı ile maaş avansı kullanımından kaynaklanan borcunu yine davalı bankadan tüketici kredisi kullanarak ödediğini, ancak davalı banka tarafından bildirim yapılmadan icra takibi başlatılması nedeni ile fazladan ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek; davalı bankaya takip nedeniyle fazladan ödediği 4.240 TL nin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı banka vekili; davacıya, imzalanan bankacılık hizmetleri ve tüketici kredisi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, ancak sözleşme hükümlerinin davacı tarafça yerine getirilmediğini, bu nedenle her iki sözleşme için ayrı ayrı başlatılan takiplerin itiraz edilerek durdurulduğunu, buna rağmen davacının takiplere konu edilen borçlarını müvekkili bankaya ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davacının mevcut borcundan da az bir miktarı ödemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında ayrı ayrı bankacılık hizmetleri ve tüketici kredisi sözleşmelerinin imzalanmış bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı Kanunun 23.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.Mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekir. Bu nedenle Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeden anılan kanun hükmüne aykırı şekilde genel mahkeme tarafından hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy