MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira parasının 01.03.2011 gününden başlayarak aylık 12.500 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece aylık kira parasının 9.000 TL olarak tespiti cihetine gidilmiş, hüküm davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Tebligat Kanununun 21/2 maddesinde; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” hükmü yer almaktadır.Adres değişikliğinin bildirilmesini düzenleyen aynı kanunun 35. maddesinde ise; “Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükmü öngörülmüştür.Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; ilamın tebliği için davalı ...’a çıkartılan tebliğ belgesine, muhatabın ayrıldığı ancak gösterilen adresin muhataba ait mernis adresi olması nedeniyle tebligat evrakının Tebligat Kanununun 21/2 maddesine göre muhtara bırakıldığı, muhatabın kapısına ihbarın yapıştırıldığı hususları şerh edilmiş ve tebliğ memurunca imzalanmıştır. Ne var ki; mahkemece çıkartılan tebliğ belgesinde, adresin davalının adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğuna dair bir belirtme yer almamaktadır. Bu durumda, davalıya çıkarılan tebliğ belgesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olduğunun kabulüne olanak yoktur.Hal böyle olunca; davalı ...’ın dava dilekçesinin tebliğ edildiği adresinden ayrıldığı ve yeni adresini de bildirmediği gözetilerek, Tebligat Kanununun 35. maddesi gereğince işlem yapılmak suretiyle davalıya ilamın tebliğ edilmesi ve temyiz süresi beklenilerek gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 30.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.