MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 5.500 TL+500 TL alacağın(ıslah ile 26.718 TL) faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davacının 12/09/1998 tarihinde vefat eden annesi ...'ın eşi olan davalı ... tarafından davacı atlanarak 30/12/1998 tarihli veraset ilamı alındığı davacının, bu durumu çok geç öğrenerek veraset ilamını iptal ettirip, yeni alınan veraset ilamı ile kendisinin de mirasçı olduğunu, murisin ölüm tarihi itibari ile hissedar olduğu, 17 parsel taşınmaz ile ... plakalı aracın, kötü niyetli olan davalılarca (üvey kardeşi ve üvey babası) iptal edilen veraset ilamına dayalı olarak 3.kişilere intikal ettirildiğini belirterek, sebepsiz zenginleşme nedeniyle 6.000 TL (ıslah ile 26.718 TL) alacağın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istenilmiştir.Davalılar vekili cevabında; satış işleminin veraset ilamının geçerli olduğu aşamada gerçekleştiğini, iyiniyetli olduklarını belirterek, zamanaşımı ve esastan davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 26.719,41 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.Hükmü, davalılar vekili temyiz etmektedir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu 93 Ada, 17 Parseldeki taşınmazın tevhit nedeniyle 93 Ada, 20 Parsel numarası ile tescil edildiği, Tapu Sicil Müdürlüğünden alınan bilgilere göre; taşınmaz üzerindeki binanın 08/02/2005 tarihinde tevhit sebebi ile edinilmiş ve gayrimenkulün niteliği arsa iken, kargir binaya dönüşmüş olduğu, arsa üzerinde bu tarihten önce nasıl bir bina olduğuna dair tespit ve bilgi bulunmadığı belirtilerek, taşınmazın bodrum+zemin+2 katlı bina ile birlikte dava tarihindeki değeri saptanmıştır.Bilirkişi raporunda belirtilen bu değerlendirmeye ilişkin davalı vekili 25/06/2009 tarihli dilekçe ile itiraz ederek, ne kendilerine ne de murislerine hiçbir zaman ait olmayan binanın değerinin tartışıldığını, taşınmazı salt arsa olarak sattıklarını belirtmişlerdir.Bu durum karşısında mahkemece, davalının itirazları dikkate alınarak, dava konusu taşınmazdaki binanın ne zaman yapıldığı, murisin ölüm tarihinde mevcut olup olmadığı araştırılarak buna göre bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle sonucu dairesinde karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy