MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde 4815,88 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, davacı müvekkillerinin arsa sahipleri olduğunu, ...Köyü 92 nolu parsel üzerinde bulunan taşınmazın davalı tarafından haksiz işgal edildiği ileri sürülerek 20.11.2006-02.07.2011 tarihleri arası için 4815,88 TL ecrimisilin tahsili istenilmiştir.Davalı dava dışı müteahhitten satın aldığı dairenin inşaatini tamamlayarak oturacak hale getirdiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davalının kişisel hakkının dava dışı müteahhide karşı ileri sürebileceği gerekçesi ile davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.Haksız işgal tazminatı (ecrimisil), taşınmaz üzerinde zilyetliği bulunmayan malik tarafından, taşınmaza bir hakka, diğer bir deyişle malike karşı ileri sürülebilir bir hakka dayanmadan iyiniyet olmaksızın, zilyet olan kimseye karşı yöneltilebilen bir talep ve dava türüdür (HGK.1.11.2000,2000/3-1341-1584).TMK.nun 995. maddesi uyarınca: “İyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır.Somut olayda, davadışı müteahhid inşaati yarım bırakmış olup davacı arsa sahipleri ile aralarında derdest dava bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu davanın sonucuna göre davalının kullanımının haksızlığı belirlenebilir ise de davacılar tarafından davalı aleyhine açılan müdahalenin önlenmesi davası kabul ile sonuçlanmış olup 12.07.2011 tarihinde kesinleşmiştir.Hal böyle olunca davacının iddia ettiği 20.11.2006 tarihinden itibaren 02.07.2011 tarihine kadar ecrimisil talebi kabul edilemez.
Mahkemece, müdahalenin önlenmesi davasının kesinleşme tarihinden itibaren haksız işgalci olduğunun kabulü ile dava tarihi itibariyle ecrimisil davasının koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy