MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 11.000,00 TL alacak için itirazın iptali, %40 icra inkar tazminatı ile %10 para cezasının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın itirazın iptali ve inkar tazminatı talepleri yönünden kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatiften satın aldığı parsellerin tapu işlem masrafı ve tapu harçları için davalı kooperatife 25.07.2002 ve 20.08.2002 tarihinde toplam 11.000,00.-TL ödediğini, bu ödemeler karşılığında kooperatif başkanının kooperatif kaşe ve mührünü kullanmak suretiyle ödeme makbuzu düzenleyerek müvekkiline teslim ettiğini, ancak davalı kooperatifin söz konusu parselleri müvekkili adına tescil ettirmediğini, makbuzlarda imzası bulunan ...'un ödemenin yapıldığı ve makbuzun düzenlendiği tarihte davalı kooperatifin başkanı olduğunu, yaptığı ödemelerin tahsili için ... 3. İcra Müdürlüğünün 2006/16130 esas sayılı dosyasında icra takibi yaptığını, davalının takibe itiraz ederek durmasını sağladığını belirterek davalının haksız ve yersiz olan icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, % 40 inkar tazminatına hükmedilmesine, ayrıca imzaya haksız olarak itiraz edilmesi nedeniyle % 10 para cezasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı kooperatif vekili; imza incelemesi yapılması gerektiğini, makbuz düzenleyen ...'un görevli bulunduğu dönemde hukuka aykırı işlem ve eylemleri bulunduğu için hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/597 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, yargılamasının devam ettiğini, kooperatif başkanı tarafından yapılan usulsüz işlemlerden dolayı kooperatif aleyhine birçok icra takibi yapıldığını, kooperatifin bu nedenle yükümlülüklerini yerine getiremediğini, davacının kooperatif üyeliğinde yasal olmadığını belirterek davanın reddine, % 40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, itirazın iptali ve inkar tazminatı yönünden talebin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davacı, davalı kooperatif üyesi değildir. Kendisiyle kooperatif arasında arsa alım satımına dair bir sözleşmenin varlığını iddia ve ispat etmemiş, sadece kooperatif başkanının kooperatife ait kaşe ve imzasını kullanarak düzenlediği makbuzla para verdiğini iddia ve ispat etmiştir. Taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin varlığı ispat edilemediğine göre, davacı verdiği parayı ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteme hakkına sahiptir.Sebepsiz (Nedensiz-Haksız) Zenginleşme (İktisap-Kazanım); geçerli bir nedene dayanmaksızın, bir edimin ifasıyla veya başka bir yolla, başkasının fakirleşmesi sayesinde, mal varlığının aktifinin artması veya pasifinin azalması ya da fakirleşmekten kurtulma olarak düzenlenmiştir (818 Sayılı BK.md.61 vd.). O nedenle, geçerli bir sebep olmaksızın, veya gerçekleşmemiş, ya da sona ermiş bir nedenle başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür.Sebepsiz zenginleşmeden doğan istemin nisbi (şahsi, kişisel) nitelik taşıması nedeniyle (dolaysızlık ilkesi sonucu) zenginleşen iade borcu altındadır. Yargıtay taraf sıfatının mahkemece kendiliğinden gözetileceği esasını benimsemiştir (HGK.25.3.1953 gün ve 1953/4-147/35 sayılı kararı). Dosya içeriğinden, davacının üyesi olmadığı, kooperatif başkanına makbuzla para verdiği ve verilen bu paranın kooperatif kayıtlarına ve kasasına girmediği, dolayısıyla kooperatif adına para toplayan ve makbuzları düzenleyen başkan ...'un görevli bulunduğu dönemde hukuka aykırı işlem ve eylemleri bulunduğu için hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/597 esas sayılı dosyasında yargılandığı, başkanın tek başına temsil ve para alma yetkisinin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin varlığı ve davalının geçersiz bir sebeple de olsa zenginleştiği ispat edilemediğine göre, davacı şahsi hakka dayanarak verdiği parayı haksız fiili ile sebepsiz zenginleşen ...’dan isteyebilir. Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 8.3.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.