MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 25.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın davalı ... hakkında kabulü, diğer davalılar hakkında reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan müteahhit olan Mehmet ile diğer davalılar olan mal sahipleri arasında imzalanan “Taşınmaz mal satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi” gereği davalı müteahhide ait alacak olan davaya konu daireyi “Satış Protokolü” ile müvekkili olan davacının satın aldığını, ancak davalı müteahhidin inşaatı süresinde tamamlamadığını, bu nedenle diğer davalıların sebepsiz olarak zenginleşmiş olacaklarından, davalılara ödediği 155.000 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak şimdilik 25000 TL'sinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalılardan Mehmet, usulüne uygun tebligata rağmen, duruşmalara katılmamış ve cevap vermemiş, diğer davalılar vekili ise davanın reddini dilemiş, mahkemece davalı ... hakkında açılan davanın kabulüne, diğer davalılar hakkında reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birinin oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde "mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder" şeklinde tanımlanmıştır.Bir hukuku işlemin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için, yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacı ile davalı müteahhit arasında 4077 sayılı Yasada tanımlanan şekilde satış sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.4077 sayılı Yasanın 3.maddesi; bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngürmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı müteahhidin, diğer davalılar olan arsa sahipleri ile yaptığı sözleşme gereği, kendisine düşen dairenin davacıya satışı nedeniyle, sözleşmedeki bedelin tahsili isteminden ibaret olup, uyuşmazlık, niteliği itibariyle Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre, davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler, kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese bile yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda, kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Bu durumda, mahkemece; ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi, aksi halde, ara kararı ile davaya tüketici mahkemesi sıfatı ile bakması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy