MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 40.000,00 TL (ıslahen 178.694,25 TL) tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dava; taşınmaz satış vaadi sözleşmesine konu taşınmaz hissesinin 3. kişiye satışı ile sözleşmenin ifa olanağının kalmadığından bahisle satış vaadine konu hissenin dava günü itibariyle değerinin saptanması ve belirlenen değerin davalılardan tahsili istemine ilişkin tazminat talebidir.Mahkemece; davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalıların murisi ...'in, ...32. Noterliği'nin 29.07 1993 tarihli 7863 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile ..., ... Mahallesi mevkiinde bulunan 442 parsel numaralı taşınmazda, ileride murisinden kendisine intikal edecek miras hak ve hissesinin tamamını 10.000,00 TL karşılığında davacı ...'a satmayı vaat ettiği, bedelini peşin aldığı ancak tapuda devir işlemi yapılmadan 16.11.1995 tarihinde öldüğü, davaya konu taşınmazda 2/6 hissesi bulunan ... oğlu ...'den ...r'e satış vaadine konu miras hissesinin kaldığı, 25.07.2007 tarihinde ...'ye ait hisselere ilişkin iştirak çözülerek aynı tarihte ... mirasçıları tarafından... oğlu ...'e satıldığı, davacının iş bu dava ile kendisine satılması vaat olunan ...'in miras hissesinin dava günü itibariyle değerinin tesbiti ile bulunacak rakamın davalılardan müteselsilen tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır.Somut olayda davacı ile davalıların annesi ... arasında düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi, yöntemine uygun ve geçerli olup, bu sözleşme gereğince davacı tarafından ödenen paranın, ifanın imkansız hale geldiği tarihteki değeri davalılardan istenebilir. İfanın imkansız hale geldiği tarih ise hisse üzerindeki iştirakin çözülerek hissenin dava dışı 3. kişiye satıldığı 25.07.2007 tarih olup, Davacı, söz konusu hissenin 3. kişiye satıldığı tarihdeki değerini talep edebilir. Davacı vekilinin hissenin dava tarihindeki değerinin esas alınmasına yönelik temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmemiştir. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi gereğince 10 yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğmasından itibaren başlar. Somut olayda ifa olanağının doğduğu tarih hisse üzerindeki iştirakin çözüldüğü 25.07.2007 tarihidir. İş bu dava 04.09.2009 tarihinde açılmıştır. Dava 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığından davalılar vekilinin zamanaşımına ilişkin temyiz itirazları da yerinde değildir.Ancak taraf vekillerinin aşağıdaki temyiz itirazları yerindedir. Şöyle ki;Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;Satış vaadine konu taşınmazda 2/6 hissenin maliki ...oğlu ...'dür. Satış vaadinde bulunan ... murisi ...'nün 2/6 hissesinden kendisine düşecek miras hissesi üzerinde satış vaadinde bulunmuştur. Dava dışı 3. kişiye ...'nün 2/6 hissesi ... mirasçıları tarafından satılmıştır. Mahkemece, 3. kişiye taşınmazın tamamı satılmış gibi hesap yapılmış olması doğru görülmemiş bu husus bozmayı gerektirmiştir.O halde Mahkemece sağlıklı karar verilebilmesi için yapılması gereken iş öncelikle kök muris ...oğlu ...'nün veraset ilamının dosyaya alınıp, 2/6 hissenin maliki ... oğlu ...'nün mirasçıları tespit edildikten sonra satış vaadinde bulunan ...'ya muris ...'nün 2/6 hissesinden düşecek hisse oranının hesaplanması, ve bu hissenin 3. kişiye satıldığı tarihteki değeri için uzman bilirkişi heyetinden Yargıtay denetimine açık rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, ...'e düşen hisse bedelinin 25.791,54 TL; her bir davalıya düşen değerin ise 12.895,77 TL olduğuna karar verilmiştir. Bilirkişi ek raporunda satış tarihi itibariyle mirasçılarına düşen hisse değeri 6.877,74 olarak belirlenmiştir.Yerel Mahkeme, gerekçesinde, bilirkişi raporundaki bu çelişkiyi açıklığa kavuşturmadan karar verilmiş olması doğru görülmemiş bu husus bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy