MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin men'i istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde; dedelerinden miras yolu ile intikal eden ortak araziden çıkan gözeden hayvanlarını sulamak suretiyle yararlandığını; ancak, davalının kendisini kaymakamlığa şikayet ederek men kararı aldığını; davalının suya vaki haksız müdahalesinin men’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından, taşınmazın dava dışı Hikmet’e ait olduğunun anlaşıldığı ve debisi itibariyle özel su niteliği taşıdığı gerekçe gösterilerek, davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyizi üzerine; Dairemizin, 19.03.2009 tarih ve 2009/3301 E.-2009/4530 K.sayılı ilamı ile; “…dava konusu taşınmazın tapu kaydı bütün tedavülleri ile getirtilip davacı ile bağlantısı da aranılarak, tapuların yerine uygulanması ve mülkiyet durumunun kesin olarak saptanması gerekir. …eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiştir. Gerekçesiyle" mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyulmuş, yeniden yapılan yargılama sonucunda; “…dava konusu su kuyularının bulunduğu arazinin özel mülkiyete konu olmadığı, bütün köylülerin kullanımına açık olduğu ve davacının davasını ispat edemediği, ayrıca davalının da herkesin kullanımına açık olan suyu kullanmasında aşırı kullanım ve diğer unsurların kullanımını engelleyecek bir durumun olmadığından bahisle” davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre; dava konusu suyun meradan çıktığı anlaşılmıştır. Dava konusu su meradan çıkmakla genel su niteliğindedir. Genel sulardan ise, kadim ve öncelik hakları ihlal edilmemek kaydıyla, herkes faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir. Davacının, dava konusu sudan hayvanlarını suladığı ve bu suya ihtiyacı olduğu da anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; tarafların, sudan birlikte yararlanacağı bir su rejimi ve düzeneği oluşturmaktır. Dava konusu suyun tamanının davalı tarafından boruya alınarak götürülmesi doğru olmadığı gibi, meradan otlayacak hayvanların, susuz bırakılmasına yol açacak şekilde hüküm oluşturulması da doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy